3.6 Milyon Yıl Geriye Adım: Ayak İzleri İnsan Atalarına Dair Yeni İpuçları Veriyor

3.6 milyon yıl önce Dünya’da yürüyen, insanların beş atasının ayak izleri, eski Afrika yağmurları tarafından nemlenen volkanik küllerde korunmuş olarak bulundu.

Araştırmacılar, Tanzanya’da önerilen müzeyi inşa etme etkisinin değerlendirilmesi kapsamında çağrılmışlardı, test çukurlarını kazmaya başladıklarında ise tesadüfen izleri ortaya çıkardılar.

İşaretler, eski insanların yakınlarının en az 30 metre yan yana yürüdüklerini ortaya koyuyor. Ayak izleri, daha sonra gömülmüş olan bir kül tabakasına yerleştirildi, ancak nemlendiğinden parçaları kil gibi kaldı.

Ayak izlerinin ilk analizi, bir erkek, üç dişi ve bir çocuk, şimdi ki adı Laetoli olan bir Afrika ülkesinden geçtiğinde yapıldığına işaret ediyor. Bireyler neredeyse kesin olarak bölgede yaşamış olduğu bilinen Australopithecus afarensis adlı tüylü iki ayaklı maymun türüne ait.

Fotoğraf:Raffaello Pellizzon

Türün en ünlü üyesi olarak bilinen Lucy, 3.2 milyon yıl önce Etiyopya’nın Hadar bölgesinde yaşıyordu. Sadece 1.1 metre boyundaydı, Tanzanya’da izlerini bırakanlara kıyasla çok daha küçüktü. Erkek olan, yarım metreden daha uzun, 165cm boyuna uzanıyor, ve onu kaydedilen en büyük Australopithecus yapıyordu. Türüne göre etkileyici yapısı, araştırmacıları Star Wars’daki tüylü Wookiee’den sonra, Chewie lakabına yöneltti.

İtalya’nın Perugia Üniversitesinde paleontolog olan Marco Cherin, Tanzanya’da ki bir ekip tarafından ilk izler keşfedildikten sonra pistleri kazmaya yardımcı oldu. ”Ayak izi tabakasına ulaşıp yumuşak fırça ile temizlemeye başladığımızda ve ayak izlerini ilk kez gördüğümüzde, hayatımın gerçekten en heyecanlı zamanlarından biriydi” dedi.

Ayak izlerini ortaya çıkarıp ölçtükleri zaman, bilim insanları farklı bireylerin uzunluklarını hesaplamak için birkaç matematiksel model kullandılar. Eğer bilim insanları, grubun üç yetişkin dişi ve bir çocuk ile uzun boylu bir erkekten oluşmasında haklıysa, bu Australopithecus afarensis’in çokeşli olduğu teorisini güçlendirecektir. Yani, aynı goriller gibi, erkekler tek seferde birden fazla dişi partner bulmuş olabilirlerdi. Yetişkin dişilerin boyları ise 140cm’ye kadar uzanıyordu.

Ayak izlerinin uzunluk ve genişlik ölçümleri, yürüyüşün açısı ve adım uzunlukları, bilim insanlarına bu beşli için kaba bir ağırlık hesaplaması yapmasına izin verdi. Uzun boylu erkek, 48.1kg ile en ağır geldi, en hafifi ise yalnızca 28.5 kilogramdı.

İzleri koruyan kül tabakası, 1970’lerde ünlü paleontolog Mary Leakey tarafından yakınlarda bulunan insansı (hominin), ya da insan atası ayak izlerine benzer şekilde, 3.66 milyon yıllık bir tarihtedir.

Cherin, Guardian’a ”Bu ayak izleri dünyadaki en eski insansı (hominin) ayak izleri hakkındaki bilgimizi zenginleştiriyor,” diye söyledi. ”Fakat bize izlerin sahipleri hakkında da bir şeyler söylüyorlar, bu durumda erkek ve dişiler arasında önemli farklılıklar olduğunu düşünüyoruz. Bu en çarpıcı şey.”

”Geçiçi bir sonuç, grubun bir erkekten, iki veya üç dişiden ve bir ya da iki çocuktan oluşmasıydı ve bu da bu erkeğin -ve dolayısıyla türdeki diğer erkeklerin- birden fazla kadın partneri olduğuna inanmamıza önderlik etti,” diye ekledi Cherin. İzlerin detayları, eLife dergisinde yayınlanmaktadır.

Araştırmacılar artık kazı çukurlarını birbirine bağlayan bir hendek açmak için bölgeye geri dönmek ve sonra, daha fazla iz açığa çıkarma umuduyla dışa doğru kazı çalışmalarına başlamak istiyorlar. ”En az bir bireyin-ve muhtemelen daha fazlasının-bizi beklediğinden oldukça eminiz. Amacımız yeni bireyleri keşfetmek.” dedi Cherin.

Tanzanya’daki arkeolojik projeyi yürüten Giorgio Manzi, kanıtların yağmurun takip ettiği patlamanın ardından, peyzaj boyunca hareket eden birkaç öncül insanı tasvir ettiğini söyledi. ”Grupta, yeni bireylerden birinin ayak izleri diğer herkesten şaşırtıcı bir şekilde daha büyük, ve bu da onun türün büyük bir erkek üyesi olduğunu gösteriyor. Aslında, 165cm boyunda i ayak izlerinin uzunluğu, onu bugüne kadar belirlenmiş en büyük Australopithecus örneği yapar.” dedi. Boyu bu kadar kısa olmakla birlikte, Lucy’nin türün aykırı bir üyesi olduğu da anlaşılıyor.

Austin’de bulunan Teksas Üniversitesi’ndeki bilim insanları bu yılın başlarında, Lucy’nin ağaçtan düştükten sonra ölmüş olabileceğini ilan ettiler.

Antropolog John Kappelman, kemiklerin taze bir analizini gerçekleştirdi ve yüksek düşüşlerden ciddi yaralanan insanlarda görülen travmatik kırıklarla, bir takım çatlağın eşleştiği sonucunu çıkardı. Ancak bu öneri, 3.2 milyon yılda bir iskeletin başına bir sürü şey gelebileceğini belirten birçok araştırmacı tarafından şüpheyle karşılandı. Lucy’nin cesedi, örneğin, kemikleri tortuyla kaplanmadan ve kayaya oyulmadan önce, izdiham yaratan hayvanlar tarafından ezilmiş olabilirdi.

Geçtiğimiz ay, aynı ekip, görüşlerini Lucy’nin kollarının ağır bir şekilde inşa edildiğini ve bunun başarılı bir ağaç tırmanıcısı olduğuna ima eden bir çalışma ile-yeterince başarılı olmamasına rağmen, onun ölümüne engel olduğu görülüyor- kuvvetlendirmeye çalıştı.

New York’ta ki Stony Brook Üniversitesi’nden William Jungers:”Laotoli ayak izlerinin ilk kümesini derin bilimsel etkiyle değerlendirmek için, insan kökeninin gelecek hikayelerinde göze çarpacak şekilde olmasını bekleyebiliriz. Muhtemelen önümüzdeki yıllarda yeni araştırma ve tartışma ortamı yaratacak.” dedi.

Çeviren: Meltem Kale
Kaynak: theguardian