7 Yaşındaki Neandertal Çocuğu ve Neandertal Gelişimi

(Yedi yaşındaki bir Neandertal çocuğunun oldukça iyi korunmuş iskeleti (Fotoğraf: MNCN-CSIC Paleoantropoloji Grubu))

Ölüm nedeni henüz net olarak anlaşılamayan bir Neandertal çocuğu, 49,000 yıl önce öldüğünde henüz 7.5 yaşındaydı. Onun iyi korunmuş iskeleti üzerinde yapılan analizler, bu soyu tükenmiş insanların gelişimlerine ve olgunlaşmalarına dair yeni yaklaşımlar sunuyor ve aynı zamanda modern insanlara kıyasla belli açılardan daha uzun bir büyüme dönemine sahip olduklarını gözler önüne seriyor.

Science dergisinde yayımlanan bir makaleye göre Kuzeybatı İspanya’ daki El Sidrón mağarasında bulunan bir iskelet üzerinde yapılan bir analize göre Modern insanlar (Homo sapiens) gibi, Neandertallerin (Homo neanderthalensis) yetişkin bireylere olgunlaşması uzun zaman almaktadır fakat daha büyük bir kafatası ve daha geniş bir vücut gibi ayırt edici fiziksel özellikleriyle bazı Neandertaller olağan dışı büyüme modelleri sergiliyorlar. Özellikle, iskeletten elde edilen veriler modern insanlara kıyasla Neandertallerin beyinleri ve omurgalarının (spinal columns) büyümek için biraz daha uzun zaman aldığını öne sürmektedir. Yine de, yeni araştırma Neandertal ve modern insan büyüme modellerinin çarpıcı şekilde benzer olduklarını gösteriyor. Bu, insan evrimi ve biyolojisi hakkında bilgi kütüphanemizi geliştiren bir bulgu olarak hafızlarda yer edinecek.

1994 yılında kazara keşfedilmesinden bu yana El Sidrón mağara sisteminde yaklaşık olarak 2,500 tane Neandertal fosili bulundu. Arkeologlar yakın zamanda yedi yetişkin ve altı çocuktan (bir bebek dahil) oluşan tek bir Neandertal aile grubunu ortaya çıkarttılar. İncelenen bu iskeletlerden ilki bir Neandertal çocuğuna aitti. Madrid Doğa Bilimleri Ulusal Müzesinden Antonio Rosas’ ın yönetimindeki bir araştırma grubu bu Neandertal çocuğu sayesinde Neandertaller ve modern insanların gelişiminin karşılaştırmalı analizini yapabilecekler.

Gizmodo ile yapılan bir röportajda University College London’ da hücre ve gelişim biyolojisi profesörü olan araştırmanın ortak yazarı Christopher Dean, “İzole dişler, çene ve kafa kemikleri ve bunlara benzer şeyleri içeren oldukça fazla Neandertal fosili var. Fakat bu fosil, kafatasının, çenenin, dişlerin, kolların ve omurganın bir arada olduğu bir örnek ve bunların hepsi gelişimsel açıdan önemli bir yaşa sahip olan bir çocuğun iskeletine aitler” diyor.

İlk aşama diş analizlerine dayanarak ölüm yaşını tespit etmekti. El Sidrón J1 şeklinde adlandırılan örnek, bebek ve yetişkin dişlerine sahipti. Bir ağacın yaş halkaları gibi sayılan dişlerdeki artımlı işaretler (incremental markings) çocuğun öldüğünde 7.7 yaşında olduğunu gösterdi. İskelet kalıntısı herhangi bir travma ve hastalık izi göstermiyordu. El Sidrón J1 zamansız bir ölüm yaşayan sağlıklı bir Neandertal çocuğu gibi görünüyordu.

Araştırmacılar sonrasında iskeletin biyolojik gelişim düzeyini aynı yaştaki bir modern insanda görülmesi beklenilen gelişim düzeyiyle karşılaştırdılar. Sürpriz bir şekilde, büyüme hızı açısından iki insan alt türü arasında az sayıda farklılık buldular.

Düzenlenen basın konferansında, Ulusal Doğa Bilimleri Müzesindeki Paleoantropoloji grubunun bir üyesi ve araştırmanın ortak yazarı olan Luis Rios, “Yapılan karşılaştırma, Neandertal çocuğunun modern insan çocuklarına kıyasla büyüme ve olgunlaşma bakımından belirgin bir farka sahip olmadığını gösterdi” diyor.

Ancak iki önemli farklılık vardı.  Bazı omurlar Neandertalin omurgasında kaynaşmamıştı, fakat aynı yapı modern insan çocuklarında dört ile altı yaş aralığında kaynaşma eğilimindeydi. Dean’ a göre bu gelişimsel gecikmenin nedeni muhtemelen Neandertal göğsünün büyümesinin bugünkü modern insanınkinden daha uzun sürmesiydi.

Belki daha da önemlisi, Neandertal kafası üzerinde yapılan analizler El Sidrón J1 ‘in beyninin öldüğünde yaklaşık olarak ortalama bir yetişkin Neandertal beyninin % 87’ si civarında olduğunu gösterdi. Diğer taraftan, o yaştaki modern insanların beyinleri, yetişkin bir modern insan beyninin % 95’ ine ulaşıyor. Yapılan önceki çalışmalar, Neandertallerin büyük beyinlerinin gelişim yılları sırasında hızlı bir büyümeye maruz kaldığını öne sürüyordu, fakat bu yeni çalışma bu tarz iddialarla çelişiyor gibi görünüyor.

Önemli başka bir noktaya değinmek gerekirse, Neandertallerin sahip olduğu daha büyük beyin onların modern insanlardan daha zeki olduğu anlamına gelmiyor, buna ek olarak yeni iskelet sayesinde belirlenen Neandertallerdeki daha yavaş büyüme oranı da aynı yaştaki Neandertal çocuklarının modern insan çocuklarına göre bilişsel anlamda daha az gelişmiş olduğu söylemiyor. Bu en basit haliyle, Neandertal beyninin farklı bir gelişim sürecine sahip olduğu anlamına geliyor.

Fakat dürüst olmak gerekirse kesin olarak bilmek oldukça zor. En son yapılan bu çalışma bize Neandertallerin büyüme modelleri hakkında bazı fikirler sunuyor fakat bilişsel ve davranışsal gelişimleri hakkında herhangi bir şey söylemiyor. Bunu belirlemek, genetik içeren ve Neandertal davranışları hakkında ipuçlarına sahip olmayı gerektiren zorlu bir iş. Bu konuya yardımcı olabilecek bir bulgu olarak, çocuğun parmaklarının ve bileklerinin araç-gereç yapımına dair bazı aşınma ve yıpranma belirtileri gösterdiği bulundu. Araştırmacılar yedi yaşındaki bu çocuğun çoktan yetişkin benzeri bir takım etkinlikleri yaptığını düşünüyorlar.

Neandertal çocuğunun iskeletinin yanında (soldan sağa) Antonio Garcia-Tabernero, Antonio Rosas ve Luis Ríos (Fotoğraf: Andrés Díaz- CSIC Communication)

Birlikte ele alındığında, bu kanıt beyin ve omurganın daha uzun süren gelişiminin, Neandertallerin benzersiz vücut şekli ve fizyolojisinin bir sonucu olduğunu, farklı büyüme oranlarının olmadığını göstermektedir. Aslında elde edilen kanıtlar Homo neanderthalensis’ in ve Homo sapiens’ in ortak bir yavaş büyüme oranına sahip olduğunu gösteriyor. Bu muhtemelen iki tür için Homo antecessor gibi ortak bir atadan miras kalan bir özellik.

Gizmodo ile yapılan bir röportaj sırasında Arizona Eyalet Üniversitesinden antropolog Gary T. Schwartz “Son derece eksiksiz bir halde bulunan bir Neandertal gencinin büyüme biyolojisi hakkında ‘başından ayağına kadar’ olduğu gibi harika, eksiksiz ve zarif bir analiz olduğunu düşündüm. Böyle dinamik büyüme süreçlerini yeryüzünden çıkmış görünüşte hiçbir etkisi olmayan bir fosil sayesinde yeniden kurabilmek oldukça etkileyici” dedi.

Washington Üniversitesi antropologlarından Erik Trinkaus, bu çalışmanın önemli bir Neandertal fosili üzerinde yapılan “çok güzel bir çalışma” olduğunu ve bunun Neandertallerin büyüme oranlarının ve modellerinin modern insanınkine kıyasla nadiren farklılık gösterdiği fikrini kuvvetlendirdiği şeklinde bir açıklamada bulunuyor. Fakat, bulunan Neandertal fosilini bugün yaşayan modern insanla karşılaştırmaktansa, araştırmacıların bu fosili buzul çağında yaşamış ve aynı çevresel koşulları deneyimlemiş olan insan iskeletleriyle karşılaştırması gerektiğini ekliyor. Bu karşılaştırma Neandertallerin ve modern insanların ne kadar büyüme oranı farkına sahip olduklarına ve aynı zamanda Geç Pleistosen döneminde yaşamış olan insanlar ile günümüzde yaşayan insanlar arasındaki büyüme oranı farklılıklarının belirlenmesine yardımcı olabilir.

Basın konferansı sırasında, Luis Rios bu konunun makalenin bir eksiği olduğunu kabul etti. Ayrıca örnek toplamanın zorluğuna da değindi ve ekibinin hala Neandertal gelişimi hakkında “büyük resmi” elde etmek için çalışmaya devam ettiğini belirterek yapılan araştırmanın kısa süre önce elde edilen El Sidrón iskeletleri üzerinden yapılacak birçok analizden ilki olduğunu vurguladı. Son olarak çalışmalara devam edileceğini belirtti.

Kaynaklar

  • Dvorsky, G. (2017, September 21). Exquisite Skeleton of a Neanderthal Kid Offers Clues to Human Evolution. Retrieved September 23, 2017, from https://gizmodo.com/exquisite-skeleton-of-a-neanderthal-kid-offers-clues-to-1818623952
  • Rosas, A., Ríos, L., Estalrrich, A., Liversidge, H., García-Tabernero, A., Huguet, R., . . . Dean, C. (2017). The growth pattern of Neandertals, reconstructed from a juvenile skeleton from El Sidrón (Spain). Science, 357(6357), 1282-1287. doi:10.1126/science.aan6463

    Çeviren: Serhat Sevgen
    Kaynak: gizmodo