Bilim, Evrim, Antropoloji

Antik DNA Köpeklerin İki Kökene Sahip Olduğunu Söylüyor
, / 1363 0 0

Antik DNA Köpeklerin İki Kökene Sahip Olduğunu Söylüyor

SHARE
Ana sayfa » Evcilleştirme » Antik DNA Köpeklerin İki Kökene Sahip Olduğunu Söylüyor

DOĞU ETKİSİ – Yeni bir çalışmanın öne sürdüğü görüşe göre, köpekler Doğu Asya ve Avrupa’da ayrı ayrı evcilleştirilmiş olabilir. Doğu köpekleri insanlarla birlikte batıya taşındığı ve kısmen Avrupa’da yaşayan köpeklerin yerlerini aldıkları zaman bu ayrı köpek grupları bir araya geldi. Bu olaylar cinsleşme olmadan evvel binlerce yıl önce meydana geldi, tıpkı Çinli shar-peis (solda) ve Alman çoban köpeğinin oluşması gibi.

Yeni bir araştırmaya göre köpekler en az iki kez evcilleştirildi. Kurtların evcilleştirilmesi hem Doğu’da hem de Batı’da meydana gelmiş olabilir.

Araştırmacıların 3 Hazian’da Science’ta yayımladıkları bir rapora göre 4.800 yaşındaki bir İrlanda köpeğinin ve diğer antik 59 köpeğin genetik analizleri, tarımın ortaya çıkmasından çok önce köpeklerin ve insanların hem Doğu Asya’da hem de Avrupa’da dost olduklarını ortaya koydu. Ekip ayrıca, daha sonra Doğu Asya’daki köpeklerin, genetik miraslarını halihazırda orada yaşan köpeklere baskın çıkarak Avrupa’ya göç eden insan dostlarına refaket ettikleri sonucuna vardı.

Bu belirsiz genetik miras, önceki çalışmaların neden köpeklerin sadece tek bir kurttan türemiş olduklarını işaret etmesinin sebebini açıklamaya yardımcı olabilir, her ne kadar bu durumun  Doğu Asya, Orta Asya ve Avrupa’da gerçekleşip gerçekleşmedine dair kanıt belirsiz olsa da. Öne sürülen fikir, Doğu Asya veya Orta Asya’dan gelen köpekler çoğunlukla modern köpeklerden elde edilen DNA analizine dayanmaktadır, Avrupa kökenli iddialar ise tarihöncesi köpek yavrularının genetik çalışmalarına sabitlenmiştir. Çalışmanın bir parçası olmayan ve Brüksel’deki  Royal Belgian Institute of Natural Sciences’ta bir paleontolog olan Mietje Germonpré, “Bu rapor iki veri türünün birleşimidir” demiş olup köpek evriminin daha eksiksiz olan bir resmini verrmekte olduğunu söylemektedir.

Bu evcilleştirme sürecini anlama, insanın uzak geçmişini aydınlatabilir – köpekler muhtemelen ilk evcilleştirilmiş hayvandı ve diğer hayvanların ve bitkilerin evcilleştirilmelerinin yolunu açmıştı.

Çalışmada, Oxford Üniversitesi’nden evrimsel genetikçi Laurent Frantz ve çalışma arkadaşları İrlanda, Newgrange yakınlarındaki bir mezarda bulunan antik köpeğin genomunu veya tüm gen dizilimini derledi. Frantz araştırmacıların, köpeğin iyi korunmuş DNA’sını elde etmek için iç kulağı ihtiva eden temporal kemiğinin sert kayaç halini almış petröz kısmını delerek içine girdiğini söyledi.

060216_ti_dog-domestication_newgrange_free.jpg

İRLANDA AV KÖPEĞİ – İrlanda, Newgrange yakınlarındaki bir mezarda 4.800 bir köpek bulundu. Tüm genetik yapı dizilimi veya genomu deşifre edilen ilk antik köpek olma özelliğine sahip.

Frantz, araştırmacıların ortaboy köpeklerin nasıl göründüklerini bilmemekte olup özellike modern köpek ırklarının genetik belirtkelerini taşımadıklarını belirtmektedir. “Siyah değildi. Benekli değildi. Beyaz değildi.” Newgrange köpeği muhtemelen bir kurda benzeyen kürklü bir hayvanla melezleşti.

Fakat Germonpré, antik köpeğin DNA’sında (esrarengiz DNA’nın esnekliği) özel birşeyler barındırdığını söylemektedir. “Bu İrlanda köpeği, son köpeklerde veya son kurtlarda bulunmayan bir bileşene sahiptir.” Bu ayrı DNA’nın Avrupalı yerli tarihöncesi köpeklerinin genetik kökenini ortaya koyabileceğini de belirtmiştir. Veya köpeklerin ortaya çıkmasına neden olmuş olabilecek soyu tükenmiş eski bir kurdun izi de olabilir.

Tarih öncesi köpek DNA’sının çözümlenmesi köpeklerin tarihinin anlaşılmasında araştırmacılara yardım edebilir. Zaten, modern köpeklerle eski İrlanda köpeklerinin DNA’sının karşılaştırması, araştırmacıların bulgularına göre, Doğu Asya köpeklerinin genetik olarak  Avrupa ve Ortadoğu köpeklerinden farklı olduğunu ortaya koymuştur. Diğer araştırmacılar iki grup arasındaki farkı, Frantz ve çalışma arkadaşlarının bir araya getirmiş olduğu verilerin alt kümeleriyle çalışıyor olmaları sebebiyle, gözden kaçırmış olabilirler. Frantz’ın ekibi Newgrange köpeğinden ve diğer antik köpeklerden DNA verileri oluşturdu, fakat aynı zamanda modern köpeklerin daha önceki çalışmalardan elde edilen verilerini kullandı, bu veriler özel cins olmayan köy köpekleri ve 48 ırkın bir koleksiyonundan oluşan 605 köpekten elde edilen DNA’nın daha az olan örneklemini ve 80 köpeğin tüm genomunu içermektedir.

Günümüz Doğu ve Batı köpeklerinin genetik profil farkı, önceleri köpek soy ağacının iki ayrı dalı olduğunu ortaya koymaktadır. Newgrange köpeğinin DNA’sı daha çok Batı köpeklerininki gibidir. İrlanda köpeği 4800 yaşında olduğundan, Doğu ve Batı köpekleri muhtemelen 6.400 ilâ 14.000 yıl arası dönemden çok daha önce farklı gruplar oluşturmuş olmalıdırlar. Bulgular köpeklerin, Taş Devri döneminde iki farklı bölgedeki yerli kurtlardan evcilleştirilmiş olabileceklerini ortaya koymaktadır.

Antik köpek DNA’sı evcilleştirilmenin ne zaman olduğunu belirlemekte de yardımcı olabilir. Modern köpeklerin ne kadar köpek olduğunu belirleyerek ve Newgrange köpeği kalibratör olarak kullanılarak son 4.800 yıldaki genetik değişimler ortaya konulmaktadır. Frantz ve çalışma arkadaşları, köpeklerin mutasyon oranının önceki araştırmacıların hesapladıklarından daha yavaş olduğunu belirledi. Sonra araştırmacılar, köpeklerin kurtlardan ne zaman farklılaştığını hesaplamak için yavaş mutasyon oranını kullanarak köpek soy ağacının farklı dallara ayrılmasının 20.000 ile 60.000 yıl önce arası bir dönemde meydana geldiğini keşfetti. Önceki birçok hesaplama yaklaşık olarak 13.00 ila 30.000 yıl öncesi bir dönemde ayrıldıklarını ileri sürmektedir, ancak yeni veriler antik bir kurdun DNA’sı üzerindeki bir çalışmadan elde edilen rakamlar ile uyumluluk göstermektedir. Frantz ve çalışma arkadaşları onların tahmini mutlak evcilleştirme zamanının belli olmadığını vurgulamaktadır. Bu kurtların farklı popülasyonlarının zamanında yeni türlerin içerisinde evrilmiş olduğuna işaret edebilir. Bunlardan bir tanesi daha sonra köpeklerin atasına evrilmiştir.


 

                  Köpeklerin genetik değişimi

Avrupa köpeklerinin taşıdıkları mitokondri türleri oranı zamanla değişmiştir. Mitokondri anneden kalıtsal olarak geçip hücrelede yer edinen enerji üreten organellerdir. Orta Doğu’daki ve Avrupa’daki köpekler ilk önce çoğunlukla C çeşidi veya haplogroup taşımaktaydı. Bu bölgelerdeki modern köpekler çoğunlukla A haplogroupa sahiptir. Bu değişim  muhtemelen şans eseri meydana gelmedi, ancak Doğu Asya köpeklernin Avrupa’ya girmesi ve genetik alışveriş nedeniyle gerçekleşti.

060216_ti_dog-domestication_inlinegraph


 

Yeni çalışma köpekler için iki köken noktası içerse de insanların köpek yoldaşları içiçe ve karmaşık bir durum arz etmektedir. 167 modern köpek ve 59 antik Avrupa köpeğinden alınan genetik materyal bulunduran enerji üretici organeller olan mitokondriyal DNA karşılaştırması ile araştırmacılar Doğu Asya köpeklerinin en azından kısmi şekilde genetik olarak uzak geçmişte Avrupa köpeklerinin yerlerini aldıklarını tespit etti. Mitokondri anneden miras kalmaktadır. Araştırmacıların keşfine göre antik Avrupa köpeklerinin mitokondriyal DNA çeşitleri veya hablogroupları, bunları modern köpeklerden ayırmıştır. Antik köpeklerin % 63’ü C hablogroubunu ve % 20’si D hablogroubunu taşımaktaydı. Fakat günümüzdeki köpeklerin % 64’ü A hablogroubunu ve % 22’si B hablogroubunu taşımaktadır. Bu değişim ve diğer kanıt, köpeklerin insanlarla birlikte doğudan batıya göç ettiklerini ve Doğu köpeklerinin genetik miraslarının torunları olan Batı köpeklerine geçtiğini ortaya koymaktadır.

Arkeolojik kanıt çift köken hikâyesini desteklemektedir. 12.500 yaşından daha eski köpekler Doğu Asya’da bulunmuştu. Fakat Avrupa’nın merkezinde 8.000 yıldan daha eski köpek kalıntılarının eksikliği mevcuttur.. Köy köpeklerinden elde edilen bazı genetik kanıtların aksini söylemesine rağmen evcilleştirme bölgeleri, bu eksikliğin muhtemelen dışında kalan bölgelerdir. Harvard Üniversitesi’nde evrimsel genetikçi olan Pontus Skoglund “Bu rapordaki argümana göre, ilk köpeğin yokluğunun arkeolojik verisindeki vurgulanan şablon 10.000 yıldan daha önceki periyotta izlenmektedir, ki bu çok ciddiye alınmalıdır” demektedir.

Gerçi o, henüz çift evcilleştirme hipotezinin kazanan tarafında değildir. Araştırmacılar, onların öncelikle köpeklerin evcilleşmesini, daha sonra rastgele seçtikleri izole olmuş farklı yerlere taşındıklarını  ve diğer faktörlerin onları genetik olarak dışarıda bırakmış olduğunu henüz inkar edememekedir.

Daha çok antik DNA, köpek evcilleştirmesinin hala puslu olan resmini netleştirmeye yardımcı olabilir. Skoglund diyor ki: “İleriki dönem heyecan verici bir zaman olacak.”

Haber: Tina Hesman Saey

Kaynak: ScienceNews

Çeviri: Bünyamin Tan

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com