Antik insan kalıntıları için yeni sıtma testi

Yale Universitesi’nden, bir bilim insanı,  antik insan kemik iliklerinden, sıtmayı tespit edebilme konusunda umut verici bir metot geliştirdi. Araştırıcılar ilk defa, sivrisinekler tarafından taşınan ve hala yılda milyonlarca insana bulaşan bu hastalığa sahip kişileri iskeletleri üzerinden tespit edebilecekler.

Bu yeni yöntemle, bilim insanları belki de, bu hastalığın insan toplumlarında ilk ne zaman ve nerde ortaya çıktığını tespit edebilecekler. Ayrıca, bu metot, daha önce iskeletler üzerinden belirlenemeyen diğer hastalıkları belirlemeye de yardımcı olabilir.

Yale Üniversitesi’nden çalışmaya liderlik eden arkeolog Jamie Inwood, “Oluşturduğumuz veri seti, antik toplumlardaki sıtma hastalığının salgın dönemlerini saptayabilmek açısından devrim nitelindedir.” demektedir. Ayrıca, “Bu parazitin geçmişte ne tür toplumsal değişikliklere sebep olduğunu anlayarak, gelecekteki davranışlarını tahmin etme konusunda destek alabiliriz. Evrilme biçimini anlayabiliriz.” diye ekledi.

Inwood ve meslektaşları, sıtmanın arkeolojik kemiklerde, ne tür kimyasal ve spektral (ışık dalga boylarını yansıtma biçimi) belirteçleri olduğunu saptamak için bir kaç yıllarını harcadılar. Özel olarak, sıtmaya sebep olan parazitin ürettiği hemozoin polimerini aradılar.

Bu teknik, sonuçsuz veriler oluşmasına sebep olan ve iyi korunmamış buluntular için üzerinde çalışılması oldukça zor olan patojen antik DNA’sının çıkarılmasının da dahil olduğu bir çok yöntemden daha işe yarar görünmektedir.

Ancak, antik DNA metodu, Inwood’a yeni tekniğini test etme konusunda yardımcı olmuştur. Arizona Üniversitesi’nden David Soren’in öncülüğünde yürütülen daha önceki bir çalışmada,  Teverina,İtalya’da MS 550 yılında yaşamış insanlar üzerinde antik DNA testi yapılmıştı. Soren, Inwood’a o bölgede (yaklaşık 100 çocuk iskeletini barındıran yıkılmış bir Roma köyü mezarlığı) çıkan kalıntılardan örnekler verdi. Bu çocukların, yere iyice bastırmak amacıyla çok ağır çatı kiremitleri üzerlerine konarak gömülmüş olduğu görüldü.

Inwood, “Arizona Üniversitesi’nden araştırıcılar, zamanından çok önce yapılan pegan geleneklerine özgü gömü uygulamalarına rastladı. Bu durum, toplumda ateş ve ya nöbetlere neden olan bir salgın hastalığın yaşanmış olabileceği konusunda şüphe uyandıyordu.” demiştir.

Alandaki, femur (uyluk kemiği) ve humerus (pazı kemiği) örnekleri kullanılarak, Inwood, kemik iliklerinde siyah kristalimsi hemozoin yığınlarına rastladı. Inwood ve takımı, Yale Üniversitesi’nde bulunan arkeohistoloji laboratuvarında, kemik iliklerinden hemozoin kazıyıp, X-ray difraksiyonu yöntemiyle tanımladılar.

Inwood, hemozoin’in mikroskobun altında “dans ediyor” demektedir. Inwood bu tekniği kullanarak, sıtmanın insanın geçmişinde ne tür izler bıraktığını saptamak için bir çok yere gitmeyi, özellikle, Batı Afrika’daki arkeolojik alanları ziyaret etmeyi planlıyor.

Yale Üniversitesi’nden antropoloji profesörü olan Roderick McIntosh, “Bu hastalık, insan toplumlarındaki değişimlerden ve onu tedavi etmek için kullandığımız ilaçlardan dolayı sürekli evriliyor. Sıtma hastalığının geçmişini ve nasıl evrildiğini bilmek çok iyi bir gelişme. Amacımız verileri bir araya getirerek, insanların sıtma tarihini oluşturmak.” demiştir.

Kaynak: http://news.yale.edu/2015/03/17/creating-malaria-test-ancient-human-remains