Bilim, Evrim, Antropoloji

Çin’de bulunan kafatasları Denisovanlara ait olabilir.
, / 787 0 0

Çin’de bulunan kafatasları Denisovanlara ait olabilir.

SHARE
Ana sayfa » İnsan Evrimi » Çin’de bulunan kafatasları Denisovanlara ait olabilir.

Keşfedildikleri 2010 yılından beri, Denisovanlar olarak bilinen soyu tükenmiş buz devri insanlarına ait bilgiler, Sibirya’daki Denisova Mağarası’nda bulunan bir kemikten elde edilmiş DNA verilerine dayanıyor. Şimdi ise Çin’in doğusunda bulunan iki kısmi kafatası fosili, bu insanların nasıl göründüğüne dair bilgiler sunmaya aday nitelikte.

Çinli ve Amerikalı bilim insanlarından oluşan bir grup bu hafta Science dergisinde, 105,000 ile 125,000 yıllık “arkaik Homo” diye adlandırdıkları fosillerle ilgili yaptıkları çalışmayı yayınladılar. Bu kemiklerin yeni bir insan türüne ya da Neandertallerin doğuda yaşamış üyeleri olabileceğini belirtiyorlar. Londra’daki Doğa Tarigi Müzesi’nden paleoantropolog Chris Stringer, çalışmayı yapan ekip her ne kadar bunu söylemekten kaçınsa da, diğer herkesin bu buluntuların Neandertallerin (ve modern insanların) yakın kuzenleri Denisovanlara ait olup olmadığını merak ettiğini söylüyor.

University College London’dan paleoantropolog María Martinón-Torres’e göre bulunan bu kafatasları Denisovanların nasıl olduğuna dair üretilebilecek fikirlere “kesinlikle” uyduğunu, Neandertallere yakın özelliklere sahip olduklarını ve Asya’da bulunmuş olduklarını söylüyor. Fakat araştırıcılar henüz kafataslarından DNA örnekleri elde etmediler. Bu yüzden bu olasılık bir spekülasyon olarak kalmaya devam ediyor.

Araştırma ekibi 2007 yılında bir kafatası parçasına ulaştı. Daha sonraki 6 kazı sezonu boyunca, iki farklı kafatasına uyan 45 fosil daha elde ettiler. Fakat fosiller yüz ve çenelerden yoksunlardı. Buna rağmen elde edilen kısımlar, Neandertallere olan yakınlığı gösterebilecek nitelikteydi. Kafataslarından biri 1800 cc beyin büyüklüğüne işaret ediyordu, ki bu büyüklük Neandertallerin ve modern insanların beyin kapasitelerinin üst uçlarındaydı. Bune ek olarak kafa tasının arka kısmında Neandertal benzeri bir çukur barındırıyordu. İki kafatası da öne çıkık kaş kemerleri ve Neandertallerdekine benzer ama modern insanlardan farklı iç kulak kemiklerine sahiplerdi.

Ancak bu kafatasları ayrıca Avrupa ve Orta Doğu Neandertallerinden de farklılık gösteriyor. Daha ince kaş kemerlerine ve daha az kaba kafatası kemiklerine sahiplerdi, bu özellikleri ise modern insanlar ve diğer bazı Asyalı fosillere benzerlik gösteriyor. Çalışmanın yazarlarından Erik Trinkaus, “Tam olarak Neandertal değiller.” diye ekliyor.

Ayrıca fosiller modern insanların ve Neandertallerin ataları kabul edilen Homo erectus veya Homo heidelbergensis gibi arkaik insanların son dönem temsilcileri gibi de görünmüyor. Çünkü kafatasları oldukça hafif yapılı ve beyinleri fazla büyük.

Paleoantropolog Rick Potts’a göre, kafatasları Asya’da bulunmuş olan 600,000 ila 100,000 yıl öncesine ait fosillerle bazı özelliklerini paylaşıyorlar bu nedenle sınıflandırmak çok da kolay değil. Bu özelliklerden bazıları geniş kraniyal taban ve kafatasının üst düzleminin alçak düz yapıda olması. Çalışmanın yazarlarından  Xiu-Jie Wu, fosillerin 100,000 yıl öncesine ait olan gene Çin’de bulunmuş bir başka arkaik erken insan kafatasına da benzerlik gösterdiğini de belirtiyor.

Wu, bu fosillerin ve yeni bulunan kafataslarının 100,000 yıl önce Doğu Asya’da yaşamış olan henüz bilinmeyen ya da yeni bir arkaik insan türüne ait olabileceğini söylüyor. Wu ve çalışma arkadaşları, Asyalı diğer fosillerle benzerliklerin, bölgesel devamlılık denilen süreçle nesiller boyu varlığını sürdürmüş özellikler olabileceğini, aynı zamanda Neandertallere ve modern insanlara olan benzerliklerinin de az da olsa melezleşme sonucu olabileceğini düşünüyorlar.

Almanya’daki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsünden paleoantropolog Jean-Jacques Hublin’in de dahil olduğu  diğer bazı uzmanlar bulunan fosillerin Denisovan olabileceğini düşünse de çalışmayı yürüten Wu ve Trinkaus fosillerin, sadece DNA ile tanımlanmış bir gruba dahil edilemeyeceği görüşünde.

Yayınlanan makale: science.sciencemag.org
Kaynak: sciencemag.org

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com