Clovis Uçları

Kuzey Amerika’nın ilk yerleşimcileri tarafından yontulan taş uçlar Smitsonian Enstitüsü bilim insanları tarafından analiz edildi. Taş uç analizlerinden elde edilen sonuçlara göre taş uçların üretimine yaklaşık 12.500 yıl önce başlanmış ve sonraki yüzyıllardaki taş başlık üretimlerinde benzer teknikler kullanılmış.

Smithsonian Enstitüsü araştırmacıları Clovis uçları ve diğer müze koleksiyonlarındaki diğer parçaların nasıl şekillendirilmiş olabileceklerine ilişkin üç boyutlu analiz yaptılar. Uç yüzeylerinin şekillendirilmesindeki yerel farklılıkların kültürel değişim ve adaptasyon sürecine ait olduğu kanısına vardılar. Araştırmacıların bulgularına göre, Amerika’nın ilk avcı toplayıcıları arasındaki kültürel etkileşim bu dönemde başlamış olabilir. Yukarıdaki görsel taş uçların arka yüzeyindeki şekiller üzerinde yapılan analizleri gösteriyor.

Buluntulardan elde edilen ipuçları, Kuzey Amerika’nın yeni bölgelerine yayılan insanların kültürel değişim periyodunun başlangıcında geçirdikleri kültürel değişimlere ve farklı çevre koşullarına adaptasyonlarına ilişkin yeni kanıtlar sunuyor.

Doğa Tarihi Ulusal Müzesi bölümüne bağlı Smithsonian Enstitüsü Antropoloji Bölümü’nden Sabrina Sholts ve Stocholm Üniversitesi’nden Sebastian Wärmländer öncülüğünde yürütülen araştırmada, taş uçlarının yüzeylerinin ve açılarının incelenmesi için üç boyutlu dijital teknolojiler kullanıldı.

Taş aletlerin karşılaştırmalı grafiği

Araştırmaların devamında uçların üzerinde birbirinden çok farklı teknikler kullanılarak üretilmiş yeni yüzeyler keşfedildi. Bu yüzeyler öğrenme etkileşiminde önceki kuşaklardan daha az fırsata sahip olan el ustalarının, araçlarını geliştirmek için bireysel yöntemlerle çalışmış olabileceklerine ilişkin yeni bulgular içerebilir.

Araştırmacılar tarafından yayınlanan sonuç raporuna PLOS ONE’dan ulaşılabilir.

Ohio Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde yardımcı doçent olan ve müzeye bağlı çalışmalarda araştırma yapan Joseph Gingerich’e göre, taş uçlar üzerinde yapılan çalışmalar aracılığı ile taş alet teknolojisindeki başlıca değişimler raporlanabilir ve bu çalışmalar yaklaşık 12.000 yıl önce Kuzey Amerika’da yaşayan el ustaları arasındaki sosyal etkileşimlerin anlaşılmasında daha yeni yöntemlerin kullanılmasına yol açabilir.

Kuzey Amerika’nın belgelenen ilk yerleşimcilerine Clovis adı veriliyor. Clovis’ler yaklaşık 13.500 yıl önce ürettikleri taş uçlar ile tanınıyorlar. Kültürü tanımlayan bu uçlar Clovis uçları olarak adlandırılıyorlar. Antropologlar sert ve simetrik köşeleri ve flüt adıyla bilinen (mızrak ucunun yerleştiği bölge) alt boşlukların kompleks bir teknoloji ile üretildiğini düşünüyorlar.

Clovis uçları çoğunlukla avcı toplayıcı olan Clovis kültürü’nün kolaylıkla Kuzey Amerika’ya yayılması nedeniyle kıtanın tamamında bulunmuş. 2012 yılında Sholts ve meslektaşları 50 otantik ve kopya parçadan oluşan Clovis uçlarının yüzeylerindeki çatlak (damar) ların alet yardımı ile nasıl şekillendirilmiş olabileceğine ilişkin araştırmalar yaptılar.

Sholts ve Wärmländer taşlar üzerinde çalışarak, benzer teknikler geliştirdiler. Araştırmacılar her noktayı üç boyutlu tarayıcılarla tarayarak gözle görülemeyen yüzeyler üzerindeki konturların ölçümünü yaptılar.

Mızrak ucu’nun(doğu) coğrafi yayılımı ve listelenen başlıca bölgeler.


Sholts’a göre bu tarama yöntemi, uçların şekillendirilmesinde kullanılan bireysel tekniklerin taranmasında etkili olan çekirdek yöntemi oluşturuyor.

Bu analizlerde insan yapımı aletlerin, alet yapımcıları tarafından antik teknikler kullanılarak yontulmuş orijinal örnekleri ile modern yontucuların mükemmel kopyaları kıyaslandı ve önemli tutarlılıklar ortaya çıktı. Araştırmacılar böylelikle Clovis insanları tarafından üretilen bu tekniğin bir taş yontucudan diğerine geçmiş olduğu sonucuna vardılar.

Arkeolojik raporlara göre Clovis teknolojisi birkaç yüzyıl boyunca kullanıldı ve diğer teknoloji kullanımlarına sonradan geçildi. Ancak yeni teknolojiler kıtada asla Clovis teknolojisi kadar yaygın olmadı.

Antropolog Denis Stanford küratörlüğünde araştırmacılar, bu yüzey tarzı ile üretilmiş gruplar hakkında daha fazla bilgi edinmek için Smitsonian Enstitüsü’de dahil olmak üzere çeşitli müze koleksiyonlarında bulunan 100 mızrak ucuna yüzey analizi yaptılar. Bu çalışma Clovis uçları ile Güney Amerika’da ortaya çıkartılan sonraki üretim dört oluklu uç örneğini de kapsıyor. Araştırmacılar uçların yüzey konturlarının erken çalışmalar olup olmadığını analiz ettiler ve üç boyutlu asimetrik nesne modellemede yeni metodların değerlendirilmesine yönelik tanıtım yapıldı.

Kullanılan bir diğer yeni teknik Wärmländer ve Feiburg Üniversitesi’nden Schlager tarafından geliştirildi. Araştırmacılar uçlara ait bütün üç boyutlu yüzeyleri incelediler ve geç dönemde üretilmiş uçların yüzey konturlarında önemli değişiklikler buldular. Bu buluş geç dönemde üretilen uçların yapımında kalıcı bir teknik kullanılmadığını gösteriyor.

Araştırmacılara göre uçlar üzerindeki çok fazla sayıda değişim bir olasılık olarak, yaklaşık 12.500 yıl önceki Kuzey Amerika popülasyonu arasında sosyal etkileşimin ve öğrenmenin azaldığını gösteriyor.

Sholts’a göre araştırmacıların bu dönemde insanların nasıl yaşadıklarına ilişkin genel kanısı şöyle: Bu dönemde hareketli gruplar arasında deneysel tekniklerin kullanımında bir artış olmuş ve deneysel teknikler ile üretilen araçlar bir gruptan diğerine geçmiş.

Gingerich’e göre  taş alet dökümantasyonuna ait  bu arkeolojik kayıtlar, uzun yıllar boyunca Amerika’da kalıcı taş alet teknolojisinin kullanıldığını  ve diğer kültürel boyutların varlığını gösteriyor.  Kuzey Amerika’nın ilk avcı toplayıcıları arasındaki büyük bölgesel adaptasyonun dökümantasyonuna devam edilecek.

Çeviren: Deniz Ilgaz
Kaynak: archaeologynewsnetwork