Denisovalılar ve Neandertaller Genetik Benzerlik Taşıyorlar

Neandertal insanları ile bizler yani anatomik açıdan modern insanların birbiriyle gen alışverişinde bulundukları neredeyse kesinleşti. Hatta bazı çalışmalara göre Avrupa ve Doğu Asya bölgelerinde bu alışverişe sebep olan karşılaşmalar en az üç kez olmuş olabilir.

Science dergisinde bir makalesi yayınlanan Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden Evrimsel Genetik Bölümünde görevli bilim insanı Svante Pääbo ve arkadaşları Neandertaller ve az bildiğimiz Denisovalılar’dan bilindiğinden daha fazla DNA  kalıntıları olduğunu  gösterdiler. Biz onlarla yaklaşık 1 milyon yıl önce ortak bir atayı paylaştık.

Bir Eden Bahçesi gibi bir Sibirya Mağarası

Kuzey Sibirya’daki Altay dağlarında Denisova isimli bir mağara bulunmaktadır.  Bu mağaranın önemi ise Neandertal ve Denisova insanlarının beraber bu mağarayı paylaşmalarıdır. Hatta belki de başka insanlarla da paylaşmışlardır. Bununla ilgili detayları buradan İngilizce olarak okuyabilirsiniz.

Araştırmacılar, 2010 yılında insan ailesine yeni bir üye kattılar; “Denisova insanlarını”. 2008 yılında bir çocuk parmağından çıkarılan genom dizisi ile bu gerçekleştirildi. Ayrıca bundan daha önce dişlerde keşfedilmiş.  Bundan 2 yıl sonra farklı bir bireyin molar dişinden ve 1 yıl sonra da başka bir bireyin molar dişinden genom dizileri elde edilir.

Denisova insanlarından elde edilen genomla birkaç arkaik insan genomu karşılaştırıldığında Denisovalıların genetik çeşitliliğin Neandertallerden daha fazla olduğunu görüyoruz. Ancak bizden daha az bir genetik çeşitliliğine sahipler. Bulunan parmak kemiğin DNA’sından yola çıkarak Denisova insanları ve Neandertallerin birlikte yaşadıklarını ve bu iki grubun genlerinin introgress (genetikte farklı sistemlerden çaprazlanarak yapılan üretim türü) olduğu ortaya çıkmıştır.

Yeni çalışmalarda Modern Melanezya insanların Denisovan DNA’sından %5’lik bir sekansına sahip olduklarını göstermiştir. Benjamin Vernot ve arkadaşları 1523’ten fazla insanın genomlarını analiz ettiler. Kuzey Malenazya adasındaki Papua Yeni Gine’deki 35 birey örneğinde %1,9 ila %3,4 oranında kayda değer Denisovanlı genetik kökenlerini taşımaktadır.

Denisovalıların genetik bilgilerine baktığımızda bugün insanların konuşmasını sağlayan FOXP2  genine ve otizmi işaret eden genlere rastlıyoruz.

Neandertal ve Denisovalı insanlarının ataları oldukça yenidir. Bizim evrim ağacımızda geriye gittikçe yaklaşık 4 ila 2 milyon yıl önce yaşamış Australopithecus genusu ve erken Homo diye isimlendirebileceğimiz türler yok olmuşlardır.  Afrika’dan çıkışla başlayan serüvenlerden sonra atalarımız beyinlerine macerayı, seyahat etmeyi kaydettiler ve nesillerce aktarıldı. Sonraki Afrika’dan çıkışlar daha çeşitli ve daha farklı bölgelere daha güvenli bir şekilde gerçekleşti.  Bu süreçte bazı “gruplar” (burada tür demekten kaçınıyoruz çünkü artık tür kavramı bile değişmeye başlıyor. ) birbirileriyle melezlendi ve genlerimiz birbirine karıştı. Neandertaller kendi Dna sekanslarını Avrupa ve Asya’da aldılar, Denisovalılar ise daha çok Okyanusya civarında kaldılar.