Girit’te bulunan 5,7 milyon yıllık ayak izleri!

Girit’te yeni keşfedilen insan benzeri ayak izleri, ilk insan evrimi üzerine kurulmuş anlatıları teste sokabilir. Ayak izleri; önceki araştırma, Afrika’daki maymun ayaklıya benzeyen atalarımızı ortaya çıkardığı zamanda oluşmuş ve yaklaşık olarak 5.7 milyon yıllıktır.

20. yüzyılın ortalarında Güney ve Doğu Afrika’da Australopithecus fosillerinin bulunmasından bu yana insan soyunun kökeninin Afrika’ya uzandığı düşünülmektedir. Aynı bölgede, insan benzeri ayakları ve dik duruşu gösteren 3.7 milyon yıllık Laetoli ayak izleri de dahil olmak üzere son fosil bulguları, homininlerin (insan evrim ağacının üyeleri) yalnızca Afrika’da ortaya çıkmadığı, aynı zamanda Avrupa ve Asya’ya yayılmadan önce birkaç milyon yıl boyunca orada izole kaldıkları fikrini pekiştirdi.

Girit’te yaklaşık 5.7 milyon yıllık insan benzeri ayak izlerinin keşfedilmesi, geçtiğimiz haftalarda uluslararası bir araştırma ekibi tarafından internet üzerinden yayınlandı. Ayak izleri, bu basit resmi devirerek, daha karmaşık bir gerçeklik öneriyor.

İnsan ayağı, diğer tüm kara hayvanlarından farklı olarak çok karakteristik bir şekle sahiptir. Uzun taban, öne doğru pençesiz beş kısa parmak ve diğer parmaklardan daha büyük bir halluks (“ayak başparmağı”) kombinasyonu benzersizdir. En yakın akrabalarımız, yani kuyruksuz büyük maymunların (Hominidae) ayakları, insan eline benzeyen, başparmak gibi bir halluksla yan tarafa doğru çıkıntılıdır.

Australopithecus genusu üyeleri tarafından yapıldığı düşünülen Laetoli ayak izleri, topukların daha dar olması ve tabanın bir kemere sahip olmaması dışında, modern insanların ayak izleriyle oldukça benzer. Buna karşılık, makul derecede eksiksiz fosillerden, bilinen en eski insanımsı (hominin) olan Etiyopya’daki 4.4 milyon yıllık Ardipithecus ramidus’un maymunsu bir ayağı vardır. Ardipithecus’u tanımlayan araştırmacılar, daha sonraki insanımsıların doğrudan bir atası olduğunu iddia ederek, insan benzeri bir ayağın o dönemde henüz gelişmediğini ima etti.

Batı Girit, Trachilos’taki yeni ayak izleri, açıkça insana benzeyen bit formdadır. Bu özellikle ayak parmakları için geçerlidir. Baş parmağı şekil, boyut ve pozisyon olarak bize benzemektedir; ayrıca, maymunlarda hiç bulunmayan, taban üzerinde farklı bir ‘top’ ile de bağlantılıdır. Ayak tabanı, Laetoli izlerinden orantılı olarak daha kısadır ancak aynı genel forma sahiptir. Kısacası, Trachilos izlerinin şekli, Laetoli izlerinden biraz daha ilkeldir ve bir ilk insanımsıya ait olduklarını açıkça gösterir. Trachilos izleri kumlu bir sahilde, muhtemelen küçük bir nehrin deltasında oluşmuş oysa Laetoli izleri volkanik külden yapılmıştır.

Araştırmanın son yazarı olan Uppsala Üniversitesi’nden Profesör Per Ahlberg, “Bu tartışmayı yapan şey, baskıların yaşı ve yeridir,” diyor.

Yaklaşık 5.7 milyon yıllık dönemde, Trachilos izleri, bilinen en eski insanımsı fosil olan Çad’daki Sahelanthropus ve aynı zamanlarda yaşamış olan Kenya’daki Orrorin’den daha genç, fakat maymunsu ayakları ile Ardipithecus ramidus’tan bir milyon yıl daha eskidir.

Bu, Ardipithecus’un sonraki insanımsıların doğrudan bir atası olduğu hipotezi ile çatışmaktadır. Dahası, bu yıla kadar, 1.8 milyon yıldan eski olan tüm insanımsı fosiller (Gürcistan’daki ilk Homo fosillerinin yaşı) Afrika’dan geldi ve araştırmacıların çoğuna bunun grubun evrim geçirdiği yer olduğu sonucuna varmalarına yöneltti.

Bununla birlikte, Trachilos ayak izleri üzerinde, altta yatan yataklardan foraminifer (deniz mikrofosilleri) kombinasyonu kullanıldığı ve ayrıca Akdeniz’in 5.6 milyon yıl önce kısa bir süre kuruması sonucu oluşmuş özgün tortul kayaçların hemen altında yer aldığı gerçeği sayesinde güvenli bir şekilde tarihlendirilmektedir. İlginç bir tesadüf eseri, bu yılın başında, başka bir araştırmacı grubu, Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelen 7.2 milyon yıllık primat Graecopithecus’u insanımsı olarak kısım kısım yeniden yorumladı. Graecopithecus sadece dişlerden ve çenelerden bilinir.

Geç Miyosen olarak bilinen bir dönem olan Trachilos ayak izlerinin oluştuğu sırada Sahra Çölü mevcut değildi; Savannah benzeri ortamlar doğu Akdeniz çevresinde Kuzey Afrika’dan uzanır. Ayrıca, Girit henüz Yunan anakarasından ayrılmamıştı. Bu nedenle, insanımsıların güneydoğu Avrupa’da ve Afrika gibi bölgelerin genelinde ne kadar erken evrilebileceğini ve bir gün Girit adasının bir parçasını oluşturacak bir Akdeniz kıyısında ayak izlerini bırakabileceklerini görmek zor değil.

Per Ahlberg, “Bu keşif, ilk insan evrimini üzerine kurulmuş söylentilere meydan okuyor ve çok tartışmalara neden oluyor. İnsan kökenli araştırma topluluğu, fosil ayak izlerini kabul edip etmeyeceğinin, Girit’in Miyosunda insanımsı varlığının kesin kanıtı olarak görüleceğini belirtti.” diyor.

Çeviren: Meltem Kale
Kaynak: uu.se