2013 yılında başlayan kazılar sonunda 2015 yılında ilk kez duyurulan ve oldukça tartışma yaratan Homo naledi ’ye ait yeni makaleler yayımlandı. Bu yeni makalelerden birinde yeni fosillerin keşfi diğerinde ise yaşlandırmasına yönelikti.

Bugün yayımlanan yeni makalede Rising Star mağarasında ikinci bir odanın keşfedildiği duyuruldu. Lesedi Chamber ismi verilen bu “odada” Homo naledi’ye ait yeni neredeyse iyi korunmuş bir şekilde çocuk ve kadın bireylere fosiller keşfedildi. Ekip daha derinlerde olan bu ikinci odanın ölülerini ulaşılması zor yerlerde sakladığını iddia ettikleri tartışmalı hipotezi destekler nitelikte olduğunu söylüyor.

Yaşlandırma problemi, mağarada bulunan tortullardan yola çıkılarak, James Cook Üniversitesi’nden Profesör Paul Dirks tarafından yapıldı. Daha önce bir röportajında yeni yaşlandırmasının bilgilerini veren Lee Berger, yeni makale ile beraber bunun alt zeminini de açıklamış oldu. Naledi’nin tarihi oldukça yeni. Fosil kalıntıları oldukça mozaik bir yapı sergiliyor. Bir yandan cinsimizin en eski üyeleri Homo habilis ve Homo rudolfensis gibi primitif özelliklere sahipken bir yandan da modern insana ait bazı özellikleri taşıyor. 2015 yılında ilk yayımlanan makalelerde bu fosilleirn yaşı için primitif atalarımıza yakın bir dönem olduğunu ileri sürmüşlerdi. Ancak bugün yayımlanan makaleler ile bu rakamlarında ondan birinden biraz fazla olduğu görüldü. Yeni ve muhtemelen son rakamlar bu fosillerin 335 ve 236 bin yılları arasında yaşadığını gösteriyor.

Güney Afrika ve Avustralya başta dahil olmak üzere birçok yerdeki laboratuvar ve bilim insanıyla çalışan Dirks Homo naledi’nin yaşının belirlenmesinin oldukça zorlu bir süreç olduğunu belirtiyor. Dirks “Sonunda, altı bağımsız tarihlendirme yöntemi ile Homo naledi’nin Geç Orta Pleistosen döneminde yaşadığını keşfettik” diyor.

Tarihlendirme oyunu

Ekip, çökeltilerin Dinaledi odasındaki jeolojik zaman ölçeği ile nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu belirlemek için Uranyum-toryum yaşlandırması ve akmataşlarının paleomanyetik analizleri ile tortulların optik uyarılmış ışıldama tarihlendirmesinin bir kombinasyonunu kullandı.

Homo naledi dişlerinin doğrudan tarihlendirilmesinde ise Uranyum serisi (U-serisi) ve Elektron Spin (ESR) kullanılarak son yaş aralığı belirlenmiştir. Johannesburg Üniversitesi’nden Uranyum tarihlendirmesi uzmanı Profesör Jan Kramers “Mümkün olduğunca ‘çift kör yöntemini*’ kullandık” diyor.

Profesör Eric Roberts, “Tabii ki genç bir yaşta olmasına şaşırdık, ancak odadaki tüm jeolojik oluşumların genç olduğunu fark ettiğimiz için U serisi ve ESR sonuçları belki de daha az sürpriz olduğunu” belirtti. James Cook Üniversitesi’nden Eric Roberts dar giriş ağzı nedeniyle mağaraya girebilen birkaç bilim insanından biridir.

Mağaraya girebilen “yeraltı astronotlarından” biri olan Dr. Marina Elliott için Homo naledi fosillerinin genç yaşta olması onların sürekli hissettiği bir şey. “Homo naledi’nin yüzlerce kemiğini kazdım ve dokundum, ilk dökümanlar sonrasında gördük ki koruma konusunda farklı bir şeyler vardı, pek fosilleşmemiş gibi göründüler”.

Solda arkaik bir insan (Kabwe skull from Zambia) sağda ise Homo naledi “Neo”.

Homo naledi’nin en önemli etkisi

Ekibin lideri olan Lee Berger yayımlanan üçüncü makalede (ismi, Ekvatoral Afrika’daki Homo naledi ve Pleistosen hominin evrimi” böylesi bir zaman ve yerde primitif bir türün bulunmasının önemini tartışmaya açtı. Bulguların, arkeolojik toplulukların yorumlanmasında ve hangi türün onları oluşturduğunun anlaşılmasında belirgin bir etkisinin olacağını ifade etti.Berger “Hangi türün hangi araçları ürettiğini bildiğimiz veya artık Afrika’nın arkeolojik kaydında yer alan bu kritik teknolojik ve davranışsal gelişmelerin yenilikçi olduğunu varsayalım artık. Afrika’dan dünyayı “modern insanlarla” paylaşan başka bir tür daha varsa bu demektir daha başka türlerde var, ve onları bulmamız gerek.”

Yeni bir oda ve iskeletler

Yine bugün yayımlanan makalelerin birinde de yeni bir oda ve iskeletin keşfedildiği aktarılmıştı.”Lesedi Chamber olarak adlandırdığımız bu oda, Dinaledi Chamber’e 100 metreden daha uzakta ve neredeyse erişilmesi zor ve ayrıca harika bir bir kafatası olan kısmi iskelet fosillerini içeriyor”diye belirtiyor John Hawks. Lesedi’nin yerel dildeki anlamı “ışık.

Kazı ekibinden biri olan Elliott “Lesedi Chamber’e ulaşmak Dinaledi odasına göre biraz daha kolaydı. Yaklaşık 25 cm’lık bir boğazdan geçtikten sonra odaya ulaşmadan dikey miller boyunca inmek zorunda kalıyoruz. Daha kolay ulaşılabilen ancak dar alanlar yüzünden çalışması zor bir oda “ diye belirtiyor.

*Çift kör yöntemi: Bu tip seçim yönteminde ise araştırma kapsamına alınan deneklere hangi yöntemin uygulandığını (yeni yöntem’mi placebo yöntemi’mi) hem araştırmacılar hem de denekler bilmemektedirler. Çift kör yönteminde denekler deney veya kontrol gruplarından hangisine seçildiklerini ve dolayısıyla kendilerine hangi yöntemin uygulandığını bilmemelerinin yanısıra araştırmacılarda deney ve kontrol gruplarına seçilen denekleri ve dolayısıyla hangi deneklere hangi yöntemin uygulandığını bilmemektedirler (kaynak)

Yeni yayımlanan makelelere direkt ücretsiz erişim;

1- Homo naledi and Pleistocene hominin evolution in subequatorial Africa

2- The age of Homo naledi and associated sediments in the Rising Star Cave, South Africa

3- New fossil remains of Homo naledi from the Lesedi Chamber, South Africa

Haberdeki konuşmaların kaynağı: phys.org