İsrail’deki eski ve terkedilmiş bir şehir, tavuğun batılı toplumların diyetlerindeki temel ögelerden biri oluşunun hikayesinin bir kısmını ortaya koyuyor. Maresha adı verilen bu şehir, MÖ 400-200 yılları arasındaki Helenistik Dönem’de en parlak günlerini yaşadı.

Haifa Üniversitesi’nde Arkeoloji Bölümü’nde doktora öğrencisi olan Lee Perry-Gal, “Bu şehir, Kudüs ve Mısır arasındaki ticaret yolu üzerindeydi. Bu sebeple, kültürlerin buluşma noktasıydı, tıpkı New York Şehri gibi.” demektedir.

Kısa zaman önce, arkeologlar pek olağan olmayan bir şey keşfettiler: tavuk kemikleri koleksiyonu.

Perry-Gal, “Bu çok çok şaşırtıcıydı.” demiştir.

Şaşırtıcı olan tavukların burda yaşamış olmaları değildi. İnsanların tavuklarla birlikte yaşadığına dair, Güneydoğu Asya ve Çin’de başlayan binlerce yıllık süreye ilişkin kanıtlar bulunmakta. Fakat bu daha geçmiş tarihli buluntular, insanların tavukları horoz dövüşü ya da özel törenler için yetiştirdiğini, çok da yemek olarak düşünmediklerini göstermekteler.

Fakat Maresha’da bir şeyler değişmişti.

Bu arkeolojik alan binden fazla tavuk kemiği barındırmaktaydı. Perry-Gal çalışmasının yayınlandığı PNAS isimli akademik dergide, “Bu kemikler çok çok iyi korunmuşlardı.” demiştir. Ayrıca Perry-Gal, kemikler üzerinde bıçak izleri de tespit etti. Dişi tavukların sayısı erkeklere göre iki kat fazlaydı. Bu da onların horoz dövüşü için yetiştirilmediğini göstermektedir.

15-04236_2large_custom-ad20a56258f6edda9cc4d4a4efdd150edef29751-s800-c85

Perry-Gal, Meresha’da tavuk yenmeye başlanmasının bir kaç sebebi olabileceğini söylemektedir.

Belki, kurak Akdeniz ikliminde insanlar, kapalı alanlarda çok sayıda tavuk yetiştirebilmenin yollarını öğrenmişlerdir ya da tavuk fiziksel olarak yiyecek olma konusunda daha çekici bir hal alacak şekilde evrilmişlerdir.

Fakat, Perry-Gal, orada yaşayan insanların “yemeklere” bakış açılarının değişmiş olmasının gerekli olduğunu düşünmekte. “Bu bir kültür meselesi. Önce tavuğu yemeye karar vermek gerekir.” diye eklemektedir.

İnsanların mutfak kültürü için, Maresha önemli bir değişim noktası olabilir.

Neredeyse 1 yüz yıl sonra, Romalılar tavuk yeme alışkanlıklarını imparatorluğun her bölgesine yaydılar. Perry-Gal, “Bu noktadan sonra, tavuğu Avrupa’nın her yerinde görmekteyiz. Çok büyük oranlarda tavuklar görülmeye başlandı. Yeni bir cep telefonu gibi, her yerde görmeye başladık.”

Tavuk yeme alışkanlığı gerçekten de bugün her yerde görülmektedir. Amerika’da en çok yenen et türüdür, küresel olarak domuz etinden hemen sonra gelmektedir, fakat arayı kapatıyor gibi görünmektedir. 5 yıl içerisinde tavuk, büyük olasılıkla dünyada en çok yenen et türü olacaktır.

Kaynak: http://www.npr.org/sections/thesalt/2015/07/20/424707879/the-ancient-city-where-people-decided-to-eat-chickens