Rosalind Franklin Üniversitesinden Nörolog Lise Eliot’ın yaptığı yeni çalışmada kadın ve erkek beyinlerinin yapılarının benzer olduğunu ileri sürdü. Wired isimli web sayfasındaki yayınında beyindeki Hipokampus bölgesinin kadınlarda erkeklere göre daha büyük olduğu teorisini hedef aldı. Hipokampus bölgesi beynin bellek ve duygularla ilgili bölgesidir. Bu bölge kadınların sahip olduğu tüm duygu eğilimlerini açıklamak için kullanılmıştır. Ancak Eliot ve ekibi yaklaşık 6.000 beyin MRI üzerinde yaptıkları çalışma ile hipokampus bölgesinde kadın ve erkekler arasında bir kayda değer bir fark olmadığını ortaya koydular.

Eliot 2010 yılında yayımladığı “Pink Brain, Blue Brain” kitabında cinsiyet farklılığına dayalı olan eğitim ve yetiştirme teorilerine dair şüphelerini dile getirmişti. Eliot yıllarını toplumdaki kalıplaşmış düşünceleri çürütmeye ayırmış ama ilginç bir şekilde Amerikan aileleri bu kalıplaşmış düşüncelerle çocuklarını büyütmeye devam ediyor. 2011 yılında Eliot ve birkaç uzmanla birlikte oluşturduğu ekiple birkaç eşcinsel eğitim kuramcılarının çalışmalarını çürüten bir makaleyi “Science” dergisinde yayınladılar. Ayrıca 2013 yılında da Eliot feminizmin okullarda bir “erkek savaşı” başlattığını öne süren muhafazakâr yorumcu Christina Hoff Sommers’a karşı bir yazı yazdı.

Eliot bilimsel iddiaların okuyucular tarafından anlaşılmasının genellikle imkânsız olduğunu ele alıyor. Örneğin, uzun süreli eşcinsel eğitimi savunan Leonard Sax’ın argümanlarını öne sürdüğü erkek hipokampuslarının strese ve rekabete karşı daha iyi cevap verirken kadınlar ise nezakete tepkilerinin benzer olduğunu iddia etmiştir.  Meslektaşı olan Michael Gurian ise oğlan çocuklarının sözsüz, uzamsal ve devinduyumsal özelliklerinin daha gelişmiş olmaya kız çocuklarının ise daha fazla sözcük kullanmaya eğilimli olduğunu iddia etmiştir. Eliot’un da kabul ettiği gibi,  bu iddialar bizim kültürümüzde erkekler ve kızlar arasındaki doğuştan farklılar olduğunu mükemmel şekilde bizlere aktarıyor. Bu bütün her şey cinsiyet klişeleri ve dolasıyla erkeklerin ve kızların eğitimi için birer gerekçe olarak mantıklı ve doğru geliyor.

Bu teorilerin hepsi hatırı sayılır ve düzenli olabilir fakat bu onları doğru yapmıyor. Bir Science makalesinde bu teoriler şöyle tanımlanıyor; “yanlışlanmış, genellikle oldukça zayıf, seçmece veya geçerli bilimsel kanıtlar yerine daha çok yanlış yorumlanmış iddialardan ibarettir. Ne yazık ki bu iddiaların Amerikan kültürü ile uyumlu gibi olması, bu fikirlerin veliler tarafından kabul edilip popüler kalmasını sağlayabilir. Eliot’ın Wired isimli web sayfasında söylediği gibi, “ Beyindeki cinsiyet farklılıkları kadın ve erkek arasındaki basmakalıp düşünceleri açıklamak isteyenler için dayanılmaz bir fırsat ve bu günümüzde genellikle sıçrama yapmış durumdadır. Birçok insan “kadın beyni” ve “erkek beyni” gibi farklı terimler olduğuna inanıyor. Fakat popüler çalışmaların ötesine baktığımız da kadın ve erkek beyinlerindeki farkın minimal seviyede olduğunu görebiliriz.

Haber kaynağı; Slate.com