Kehribar İçerisinde Dinozor Kanı Emen Canlı Bulundu

99 milyon öncesinden kalma kehribar içerisinde dinozor kanı emen bir kene tarzı canlı bulundu. Ancak herhangi bir DNA kalıntısı bulunamadı. Elbette bu bulgu, parazitlerin dinozorlar üzerinde avlandığına dair güçlü kanıtlar sergiliyor.

Araştırmacılar, oldukça eski bir kehribarda sıkışmış bazı canlı parçaları buldu. Bunlar böceklerden yavru bebek kuşlara kadar çeşitlilik gösteriyor. Şimdiye kadar en eski keneye ait kalıntılar, 99 milyon yıllık bir dinozor tüyü kehribar içerisinde sıkışmış halde bulundu. National Geographic’den John Pickrell, bir dinozor tüyünde muhtemelen son kan damlasını çeken kene bulunduğunu bildiriyor.

Bu insanlar için belki de birazcık Jurassic Park fantezilerini çağrıştırıyor olabilir. Ancak hemen bu fikirleri bir kenara bırakalım. Çünkü kehribardan DNA çıkarmak henüz başarılı olmuş bir işlem değildir ve DNA’nın narin ve kısa ömürlü olması da ayrı bir problem oluşturmaktadır. Ancak Nature dergisinde çıkan yeni bir makalede, bu bulgunun kan emicilerin tarihini ve gelişimini anlatması açısından önemli olduğu vurgulanmıştır.

Makalenin eş yazarlarından American Natural History Museum’dan böcekbilimci David Grimaldi bir röportajında, kendisinin ve arkadaşlarının kehribar örneklerini incelerken bir tüy fark ettiklerini söylüyor. Bu dinozor tüylerinde ilk kez doğrudan ilişkili olarak kene bulduklarını da ifade ediyor.

Araştırmacılar kehribar içerisinde sıkışmış beş kene buldular. Bunlar arasında bir larva veya olgunlaşmamış kene, tıkanmış kene ve iki böcek tüyü bulunmuş. Bu tüyler yuvayı ziyaret eden başka şeylere yapışır. Böylece larva tüylerinin varlığı, muhtemelen modern kuşların daha eski ataları olan teropotların yuvalarına sızdığını gösteriyor.

Pickrell’in raporladığı gibi, bu bulgu iki önemli şeyi göstermektedir. Birincisi, dinozorların yavrularını yuvalarında yetiştirdiklerini ileri süren güçlü kanıtlar ortaya koyuyor. İkinci olarak ise, Kretase dönemindeki dinozorların de keneler gibi parazitlerle uğraşmak zorunda kaldıklarını gösteriyor. Kanada Royal Saskatchewan Müzesindeki omurgsuz paleontolojinin sorumlusu Ryan McKeller, “Tüy kadar kehribar içerisinde krounmuş bir kene görmek, ekolojik ilişkiler açısından somut bir örnek sağlar. Kaldı ki bu kanıttan önceki kanıtların çoğu da spekülatiftir.”

Oxford Üniversitesi Doğal Tarih Müzesi’nde araştırmacı çalışmanın diğer yazarı olan Ricardo Perez de la Fuente, kenelerin dinozor parazitleri olduğunu söylüyor. Fuente daha öncede antik keneleri amber içinde korunmuş bir vaziyette böcek kıllarında bulmuştur. Ancak kene ve tüylerin kombinasyonu, iki canlının yakın ilişkisine ilk net kanıttır.

Kaynak: smithsonianmag.com

 

Leave a Reply