Küresel İklim Değişikliği ve Evrim

Bilimle ilgili medya tarafından oluşturulan her yeni hikaye gibi bu da tartışmalı bir konu ya da tartışma olması gerekliymiş gibi duruyor. Evrim Teorisi tartışmalara hiç yabancı değil, özellikle insanların zaman içinde diğer türlerden evrildiği düşüncesi.

Medyanın hakkında konuştuğu bir diğer tartışmalı bilim konusu ise küresel iklim değişikliği ya da küresel ısınma. Çoğu insan, dünyanın her yıl ortalama sıcaklık bakımından artış gösterdiği konusunda anlaşmazlığa düşmez. Ancak, tartışmalar insan eylemlerinin bu süreci hızlandırdığı iddiasında ortaya çıkıyor. Bilim insanlarının büyük çoğunluğu evrim ve küresel iklim değişikliğinin doğruluğuna inanmakta. Peki biri diğerini nasıl etkiliyor?

İklim değişikliği nedir?

Tartışmalı iki konuyu bağlamadan önce, tek tek ne anlama geldiklerini anlamak önemli.

Önceleri küresel ısınma olarak adlandırılan küresel iklim değişikliği, ortalama küresel sıcaklığın yıllık artışına dayanmaktadır. Kısacası, dünya üzerinde her yerin ortalama sıcaklıklarının her yıl artmasıdır. Kasırgalar, hortumlar gibi son derece etkili doğal afetler, geniş alanları etkileyecek halde kuraklık ve kutuplardaki buzulların erimesi de dahil birçok potansiyel çevre sorununa sebep olabilir. Bilim insanları havadaki bir miktar sera gazı artışı ile sıcaklık artışı arasında bağlantı kurdular. Sera gazları karbondioksit gibi atmosferde sıkışarak ısıyı tutmak için gereklidir. Bazı sera gazları olmadan yeryüzü yaşam olanakları açısından çok soğuk olurdu. Ancak çok fazlası ise mevcut yaşamda aşırı etkilere sebep olabilir.

Küresel iklim değişikliği neden tartışmalı?

Dünyanın ortalama küresel sıcaklık artışını inkar etmek bir hayli zor. Bunu kanıtlayan sayılar mevcut. Ancak yine de konu hala tartışmalı, çünkü birçok insan, bilim insanlarının da öne sürdüğü şekilde, insanların küresel iklim değişikliğini hızlandırdığına inanmıyor. Birçok karşıt görüş, dünyanın döngüsel olarak uzun süreler boyunca sıcak ve soğuk hale geldiğini öne sürüyor, ki bu doğru. Dünya düzenli aralıklarla buzul çağlara girmiş ve çıkmıştır, bu yaşamdan ve insanlar ortaya çıkmadan çok önceleri gerçekleşmiştir.

Öte yandan, mevcut insan yaşam şekillerinin havaya çok yüksek oranda sera gazı eklediğine şüphe yok. Bazı sera gazları atmosfere fabrikalardan salınmakta. Modern otomobiller, havaya birçok çeşit sera gazı salımı gerçekleştiriyor, örneğin karbondioksit gibi atmosferde sıkışan türde. aynı zamanda birçok orman da insanlar tarafından daha çok yaşam ve tarım alanı yaratmak için yok ediliyor. Bu havadaki karbondioksit oranını etkilemekte çünkü ağaçlar ve diğer bitki türleri karbondioksidi fotosentez sürecinde kullanarak daha fazla oksijen üretebilir. Ne yazık ki, bu büyük, olgun ağaçlar kesiliyor ve karbondioksit daha fazla ısı tutumuna sebep oluyor.

Küresel iklim değişikliği evrimi nasıl etkiliyor?

Evrim en basit haliyle türlerin zaman içinde değişimleri olarak tanımlanırsa, küresel ısınma türleri nasıl değiştirebilir?Evrim doğal seçilim ile şekillenir. İlk olarak Charles Darwin’in açıkladığı şekilde, doğal seçilim belirli bir çevre için daha elverişli özelliklere sahip olanın, daha az elverişli olanın yerine adaptasyon sağlamasıdır. Başka bir deyişle, bir popülasyon içindeki bireylerin hangi çevre olursa olsun daha elverişli uyarlanmalara sahip olarak daha uzun süre yaşaması ve bu elverişli özelliklerini ve uyarlanmaları sonraki nesillere aktarmasıdır. Sonunda, bu çevrede daha az elverişli özelliklere sahip bireyler yeni, daha uygun bir çevreye taşınmak zorunda kalacak ya da yok olup bu özellikleri yeni nesillere aktarmak üzere gen havuzunda bulunmayacaktır. İdeal olarak, bu herhangi bir çevrede uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilecek güçlü türler ortaya çıkaracaktır.

Bu tanıma dayanarak doğal seçilimin çevre koşullarına bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Çevre değiştikçe, ideal özellik ve elverişli uyarlanmalar da bu çevreye göre değişecektir. Bu, bir türün popülasyonda en iyisi iken, daha az elverişli hale gelebileceği anlamına gelebilir. Bu demek oluyor ki bu tür adaptasyon sağlayacak hatta belki de hayatta kalmak için daha güçlü birey kümeleri oluşturarak türleşmeye maruz kalacak. Türler yeterince hızlı adapte olamazlar ise, türleri tükenmiş olacak.

Örneğin kutup ayıları, şu anda küresel iklim değişikliği sebebiyle tehlike altındaki türler listesinde yer almaktadırlar. Kutup ayıları Dünya’nın kuzey kutbunda, çok miktarda buz olan bölgelerde yaşıyor. Onları sıcak tutması için çok kalın bir kürkleri ve katman katman yağ dokuları vardır .Onlar hayatta kalmak için yetenekli buz balıkçılar haline gelmiş ve birincil besin kaynağı olarak buz altında yaşayan balıklardan besleniyorlar.

Ne yazık ki , kutup ayıları bir zamanlar elverişli olan uyarlanmaları kullanımdan kalkmış ve eriyen kutup buz kütleleri sebebi ile de yeterince hızlı adapte olamamaktadırlar.  Sıcaklık bu bölgelerde daha çok artmakta ve elverişli uyarlanmadan çok, kalın kürkleri ve yağ katmanları sorun yaratmaktadır. Ayrıca eskiden kalın olan buz kütleleri artık üzerinde yürümeleri ve ağırlıklarını taşımak için yeterince kalın değil. Bu sebeple de yüzme kutup ayıları için çok çok gerekli bir beceri haline gelmiştir.

Eğer mevcut sıcaklık artmaya veya bu artış hızlanmaya devam ederse bir süre sonra kutup ayıları var olmayacak. Aktif yüzücü genlere sahip olanlar pasif olanlardan daha uzun süre var olurlar ancak en nihayetinde evrim uzun bir zaman aldığı ve yeterince zaman olmadığından dolayı hepsi yok olacaktır.

Dünya üzerinde kutup ayıları gibi aynı zor durumda olan bir çok tür bulunmakta. Bitkiler kendi olağan ortamlarından farklı olan yağış miktarlarına uyum sağlamaya çalışıyor, diğer hayvanlar değişen sıcaklığı düzeltme ihtiyacı hissediyor ve hala diğerleri insan müdahalesi sonucunda değişen ya da yok olan habitatları ile uğraşmak zorunda. Hiç şüphesiz, küresel iklim değişikliği sorunlara neden oluyor ve tüm dünyada kitle yok oluşları önlemek için evrime daha hızlı bir tempoda ihtiyaç artışı duyulmaktadır.

Kaynak: evolution.about.com

Leave a Reply