Müzik nasıl başladı? İlk atalarımız, önce ritim oluşturmak için vuruşlar mı kullandı, yoksa şarkı söylemek için seslerini mi kullandı? Ne tür araçları kullandılar? Müzik her zaman insan toplumunda önemli midir, eğer öyleyse, neden? Bunlar, Frontiers in Sociology’de yayınlanan yeni bir Hypothesis and Theory (hipotez ve teori serisi) makalesinde araştırılan soruların bazıları. Cevaplar, müzik hikayesinin birçok açıdan insan hikayesi olduğunu ortaya koyuyor.

Peki müzik nedir? Herkesin kendi fikri olduğu için, cevaplamak zordur. Oxford Üniversitesi’nden makalenin yazarı Jeremy Montagu düşüncesini  “duyguyu dile getiren ses” deyişi ile anlatıyor. Bebeği sakinleştirmek için uğultu çıkaran ya da ninni söyleyen bir annenin bu yaptıkları büyük olasılıkla bu tanımlamayı kullanarak müzik olarak sayılabilir ve bu basit müzik muhtemelen konuşmanın öncüsüydü.

Peki müzik ve konuşma arasındaki çizgiyi nerede çizebiliriz? Müzikte ritim, melodi ve kontrol sahasının önemli olduğunu düşünebilirsiniz, ancak bu gibi şeyler, birisi bir sonat okurken veya artan duygu ile konuştuğunda da geçerli olabilir. Montagu, kendi yorumumuzla her birimiz “Evet, bu müzik” veya “Hayır, konuşmamız” diyebilir.

Peki, atalarımız ne zaman müzik yapmaya başladı? Şarkı söylemek konusunda, sahanın kontrol edilmesi önemlidir. Bilim insanları  seslendirme ve sesi kontrol edebilme yeteneklerini görmek için maymunların fosilleşmiş kafataslarını ve çenelerini inceledi. Yaklaşık bir milyon yıl önce, Neandertallerin ve modern insanların ortak atası, bizim gibi “şarkı söylemek” için vokal anatomiye sahipti, ancak yaptıklarını bilmek imkansız.

Müziğin diğer bir önemli bileşeni ritimdir. Erken atalarımız ellerini çırparak ritmik müzik yaratabiliyor olabilir. Bu, en eski müzik aletiyle bağlantılı olabilir; biri, şapırtı yapan taşların veya sopaların birbirine fazla zarar vermediğini fark etmiş olabilir. Bu aletlerin birçoğu muhtemelen ahşap ya da kamış gibi yumuşak malzemelerden yapılmıştır ve bu nedenle günümüze kalamamıştır. Günümüze kalanlar kemik borular. Bulunan en eskilerinden bazıları kuğu ve akbaba kanat kemiklerinden yapılmış olup 39.000 ila 43.000 yaşında. Şaşırtıcı yerlerde de diğer eski müzik araçları bulunmuştur. Örneğin, insanların 12.000 yıl öncesine dayanan mağaralardaki sarkıtları “rock gong”ları gibi vurduklarına dair kanıtlar var, bunları mağaralarda ses çıkarmak için rezonatörler gibi kullanmışlar.

Bu nedenle, müziğin eski olduğunu ve insanlar ilk ortaya çıktığı zamandan beri bizimle birlikte olduğunu biliyoruz. Ama neden ortaya çıktı ve neden devam etti? Müzik için pek çok olası işlev vardır. Birisi dans etme. İlk dansçıların bir müzik eşliğinde ritmik olarak rastgele hareket ettikleri biliniyor. Müziğin açık bir başka nedeni, kişisel ya da toplumsal olabilecek eğlencedir. Müzik, davul veya boynuz gibi aletleri kullanarak, genellikle büyük mesafelerde iletişim için de kullanılabilir. Müziğin başka bir nedeni ritüeldir ve neredeyse her din müzik kullanmaktadır.

Bununla birlikte, müziğin ortaya çıkmasının ve devam etmesinin başlıca nedeni, insanları bir araya getirmesidir. Montagu, “Müzik, anne ile çocuk arasındaki bağ ya da gruplar arasında bağ kurma gibi birleşmeye götürür” diye açıklıyor. “Müzik, tekrarlayan ve sıkıcı işleri yaparken mutlu ediyor ve herkesin birlikte hareket etmesine ve çalışmalarının gücünü arttırmasına yardımcı oluyor. Bir ava gitmeden veya savaştan önce birlikte dans etmek ya da şarkı söylemek katılımcıları birbirine bağlı bir grup haline getirmektedir.” Montagu şöyle devam ediyor: “Müzik böyle bir bağ kurma vesilesiyle, yalnızca ailenin değil toplumun da kendisini  yaratmasına, bireylerin bir araya gelmesine aracı olur, diğer türlü yalnız yaşama söz konusudur.”

Kaynak: archaeologynewsnetwork
Çeviren: Bünyamin Tan