Neandertaller ve Modern İnsanlar Bahsi Geçen Buluşma Yerlerinde Belki de Hiç Karşılaşmadılar

Hırvatistan’da bulunan doğal Vindija Mağarası, yaklaşık 32.000 yıl önce Neandertaller’in ve erken modern insanların buluşma yeri olarak düşünülüyordu. Artık, daha kesin radyokarbon tarihleme metodunu kullanan yeni bir çalışma, bu fikri yeniden sorguluyor. Bu çalışma, Neandertaller’in mağarayı 40.000 yıl önce kullandığı, modern insanların ise Avrupa’nın bu bölümünde yaşamış olma ihtimalinin bu tarihten yaklaşık 8000 yıl önceye denk geldiğini ortaya çıkardı. Eğer bu bulgu doğruysa, iki hominidin bölgede aynı dönemlerde yaşamış olma ihtimali kuşkulu görünüyor.

Çalışmada yer almayan St. Louis’deki Washington Üniversitesi’ndeki biyolojik antropolog Erik Trinkaus maillinde ‘Çoğumuz uzun süredir bu söylentiden şüpheleniyordu’ yazıyor. Trinkaus, Avrupa genelindeki sit alanlarının tarihlemesinde, Neandertaller’in yok oluşunun yaklaşık 40.000 yıl önce gerçekleştiğine dikkat çekiyor. ‘Bu makale, geç Neandertaller’in bölgedeki anormal varlığından endişe etmememizi ve ondan devam etmemizi sağlar’.

1990’ların sonlarına kadar araştırmacılar, kafatası parçaları, kalçalar ve diğer çeşitli kemik parçaları gibi mağaradan çıkan Neandertal kalıntılarını, karbon-14 olarak adlandırılan radyokarbon tarihleme metodu kullanarak tarihlendiriyorlardı. Radyoarbon tarihleme metodunda karbon-14 zamanla sabit bir oranda bozulur ve ölçülen izotopun oranı tahmini bir yaş ortaya çıkarır. Vindija Mağarası’ndan çıkan kafatası parçaları ve mağaranın içinde bulunan diğer kemiklerin kolajenindeki karbon-14 oranı kullanılarak Neanderthaller’in tahmini olarak 29.000-34.000  yıl önce burada yaşadığı düşüldü. Bu tarih, insan kalıntıları ve mağarada bulunan araçların da kanıtladığı üzere erken modern insanlarının  Avrupa’ya taşındığı tarih ile örtüşmektedir. Bu bulgular iki homininin bir araya geldiği, birbirleriyle rekabet ettiği ve hatta birbiriyle çiftleştiği kurgusunu desteklemektedir.

Bu yılın başlarında, Oxford Üniversitesi’nden arkeolog Thibaut Deviese ve Thomas Higham liderliğindeki bir ekip, daha rafine edilmiş bir radyokarbon tarihleme yöntemi geliştirdi. Karbon-14’ü kemik kolejeninde ölçmek yerine (kemik kolejeni çevreye ait tortu ve mikroorganizmalar tarafından kolayca kirletilebilen jelatinimsi bir karışımdır) araştırmacılar hidroksiprolin adı verilen kollajen içerisindeki belirli bir amino asidi sıfırlamayı başardılar.

İzole edilmiş hidroksiprolinin ortaya çıkmasıyla kalıntıların yaklaşık 40.000 yaşında olabileceğini ortaya çıkardılar ve çalışmayı Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabında yayınladılar. Bu daha önceki öne süren araştırmalardan ve modern insanın bölgede görünümünden 8000 yıl daha eski.

Araştırmacılar, Vidija Mağarası’nda bulunan, çalışmalar sırasında keşfedilen yeni tanımlanmış (ancak kategorize edilmemiş) kemik de dahil olmak üzere dört farklı Neandertal kemik kalıntılarından amino asit parçaları belirlediler.

Çalışmaya dahil olmayan İngitere’deki Bristol Üniversitesi’nden arkeolog Joao Zilhao, belirli bir amino asidin test edilmesi, kemik örneklerinden elde edilen radyokarbonun dış etkenlerden kaynaklı bulaşma sorunlarından kaçınma açısından iyi bir yol olduğunu belirtti. Ancak tekniklerin sonuçlarının güvenilir olduğundan emin olmadan önce, diğer laboratuvarlar tarafından da kopyalanması gerekeceğini sözlerine ekledi.

Tempe’deki Arizona Eyalet Üniversitesi’nden bir antropolog olan Geoffrey Clark, yeni tekniğin standart kemik kolajen tarihlemesinde büyük bir ilerleme olduğunu ve daha önce tarihlendirilmiş diğer sitelerden kalma Neandertal kalıntılarına uygulandığını görmek için sabırsızlandığını belirtti. Clark “Aynı sonuçların alınıp alınamayacağı henüz belli değil, ancak umut verici görünüyor” diyor.

Modern insanlar ile Neanderthaller arasında ortak olan genler, geçmişte bazı zaman ve mekanlarda iki türün karşılaştığı (sadece Vindija Mağarası’nda değil) ve köken aldığını açıkça ortaya koyuyor  diyor Deviese. “DNA çalışmaları, anatomik olarak modern insanları ve Neandertalleri birbirine karıştırdığını gösterdi” diyor. “Bu konuda hiçbir soru yok … ancak çoğunlukla iki grup yan yana yaşamıyor gibi görünüyor. Bu tarihleme çalışması ile, iki türün birlikte nerede ve ne kadar süre birlikte olduğunu anlamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. “

Çeviren: Nazlı Akbaş
Kaynak: sciencemag