Neanderthaller bizler için ne yaptı?

Yazar: Melissa Hogenboom

“Ben %2,5 Neanderthal’im.

Bu oran benim DNA’m üzerinde yapılan analiz sonucu belirlenmiştir. %2,7 oranında Neanderthal genine sahip olan ortalama bir Avrupalıya göre görece daha az bir oran.

Bir parça da olsa Neanderthal olan doğamı, tarihteki olaylara borçluyum. Binlerce yıl önce insanlar Avrupa veya Asya’da bir yerde Neanderthallere rastladılar. Neler olduğunu kesin olarak bilmesek de, bir şekilde atalarım diğer bir türün üyeleriyle seviştiler, büyük olasılıkla sizin atalarınız da. Bu tarihöncesi eşleşmenin izlerinin Afrika’nın dışında yaşayan herkesin DNA’sında görebilmekteyiz. Daha az sıklıkla da olsa bazı Afrikalı insanlarda da.

Şu anda kaba taslak da olsa genlerimizin bir kısmını Neanderthallerden geldiğine dair fikrimiz var. Bu da bize Neanderthallerin bizler için ne yaptığı konusunda şaşırtıcı ipuçları öneriyor ve bu şeyler her zaman da iyi değil.

2010 yılında, bir çoğumuzun Neanderthal geni taşııyor olduğunun açıklanması manşetlerde yer aldı. Bu bulgu bazı bilim insanları içi oldukça şaşırtıcıydı.

Leipzig, Almanya’daki Max Planck Evrimsel Antropolloji Enstitüsü’nden Svante Paabo, “Neanderthallerin modern insanlarla eşleşmiş olabileceklerini biliyordum, fakat bunun tersini düşünme eğilimi içerisindeydim. Fakat genetik verilerin gücü böyledir, sonuçlar geldiğinde onlara inanman gerekir.” demektedir.

Yeni bir metot kullanarak Paabo ve meslektaşları, Hırvatistan’da Vindija Mağarası’nda bulunan üç Neanderthale ait antik DNA kalıntılarını ayıkladılar. Bahsedilen Neanderthaller 38-44 bin yıl önce yaşamışlardı. Daha sonra araştırıcılar, onların DNA’ları ile modern insanlarınınkileri karşılaştırdılar.

Bu, Neanderthal genomunun ilk taslak dizileme işlemiydi ve de modern Avrupalıların genlerine katkılarına dair oldukça güçlü bir kanıt sunuyordu.

Diğer bir deyişle atalarımız başka türden bireylerle sadece sevişmedi, verimli döller de ürettiler. Şimdi biliyoruz ki bu bir çok kere gerçekleşti. Daha fazlası, Avrasyalıların sahip olduğu Neanderthal geni %1 ila 4 arasında çeşitlilik gösteriyor. Bu da benim taşıdığım parçalarla sizin taşıdıklarınızın aynı olmayabileceği anlamına geliyor.

2013 yılında bilim insanları ilk yüksek kaliteli Neanderthal genom dizilimini yayınladılar. Dizilenen genom, Sibirya’daki bir mağarada bulunmuş olan Altay Neanderthali olarak bilinen bir kadından gelmektedir.

Bu veriyi kullanarak araştırıcılar Neanderthal genomunun %20’sinin günümüz insanlarında bulunduğunu keşfetti. Kimse bu %20’ye tek başına sahip olmasa da, bu topluluklara yayılmış durumda görünmektedir. Tabi daha fazlası da olabilir, henüz çalışılmamış topluluklar bulunmakta. Bu araştırmanın yazarlarından Seattle, ABD’deki Washington Üniversitesi’nden Joshua Akey, eğer yaşayan bütün insanların genomlarını dizileyebilirsek Neanderthal genomunun %30-40’ını elde edebileceğimizi söylüyor. Ayrıca, “Anahtar nokta şu ki: Bizim çalışmamız sadece bir Neanderthal’den oluşmuyor. Biz, Neanderthaller ve modern insanlar arasındaki olmuş olan bütün ilişkilerin dizilerini elde ettik.” diye eklemektedir.

Neanderthal genleri dağınık olduğu için, bu genlere sahip olan bireyler için ne işlevleri olduğu konusunda çok şey bilmiyoruz. Yani benim %2,5’im benim için çok da fazla bir şey ifade etmiyor olabilir.

Fakat, eğer bütün Neanderthallerden kalan genleri toplayabilirsek, bir düzen (şablon) görmeye başlayabiliriz ve bu da onlara ne konuda teşekkür etmemiz gerektiğini söyleyebilir.

Öncelikle görünüş özelliklerimizin bir kısmının izini bizim türler arası ilişkilerimizde bulabiliriz.

This image may not be used in any context outside of mainstream science without the express permission of Atelier Daynes. Permission must be cleared for use by museums, in exhibitions, private use and front covers. No use in articles about Elisabeth Daynes or the Atelier Daynes.Model of a Neanderthal child. Reconstruction of a Neanderthal (Homo neanderthalensis) child based on the Devil's Tower Gibraltar 2 fossil. Neanderthals inhabited Europe and western Asia between 230,000 and 29,000 years ago. They did not use complex tools but had mastery of fire and built shelters. It is thought that they had language and a complex social structure, living in small family groups and hunting for food. It is not known why Neanderthals became extinct, but one theory is that they were outcompeted by modern humans (Homo sapiens). Reconstruction by Elisabeth Daynes of the Daynes Studio, Paris, France.

Araştırıcılar, Altay genomunu tarayıp, 1000’in üzerinde modern insan genomu ile karşılaştırdıklarında, bazı genetik bizilerin daha sık çıkageldiğini gördüler. Neanderthal genomu bizim genomumuzda rastgele yayılmıyor, bazı belirli bölgelerde daha fazla bulunuyordu.

Paabo, örnek olarak Avrasyalıların %80’inin keratin liflerini oluşturan genlerin Neanderthal versiyonlarını taşıdıklarını söylemektedir.

Keratin, derilerimizi, saçlarımızı ve tırnaklarımızı güçlendiren bir proteindir. Bu proteini üreten genleri bu kadar yoğun bir şekilde miras almamızın nedeni, daha soğuk Avrupa iklimine adapte olmak için işe yararlılığı olabilir.

Ayrıca Akey’e göre keratin, terleme yoluyla ne kadar sıvı kaybediyor olduğumuzu kontrol etme açısından da bize yarar sağlayabilmekte. Sorun şu ki, tenimiz en büyük organımız ve bir çok fonksiyonu bulunmakta, bu yüzden bu fazla keratin genlerinin tam olarak ne tür avantajlar getirdiğini söylememiz oldukça zor.

Paabo, sahip olduğumuz mirasın bu yönünün aslında “önemsiz olma eğilimi” içerisinde olduğunu düşünmekte. Fakat bazı çalışmalar diğer Neanderthal genlerinin de çok daha önemli olabileceğini ortaya koyuyor.

Bunlardan bazıları, bizim belirli hastalıklara ve davranışlara meyilli olmamıza sebep oluyor olabilir. Buna, tip 2 diyabet, lupus hastalığı, Crohn hastalığı ve depresyon da dahil.

Tuhaf bir şekilde miras aldığımız genlerin bazıları sigara içme eğilimiyle de ilgili görünüyor. Ben sigara içmiyorum, fakat benim genotipimden yola çıkarak genetik test, eğer sigara içiyor olsaydım ortalama bir Avrupalı’dan daha fazla sigara içme olasılığımın olduğunu söylüyor.

Bu yoğun sigara içiciliği eğilimi ile ilgili genlerin bana bir Neanderthal’den miras kalmış olması akla yatkın fakat bunu kesin olarak bilmek için yeterince detaya sahip değilim.

DNA Structure, illustration

Aynı durum bütük hastalık eğilimleri için de geçerli. Örnek olarak, tip 2 diyabet riskinin oluşması bir çok genetik mutasyonla ilişkiliyken biz Neanderthallerden bu türde sadece bir mutasyon miras aldık.

Akey, “Çoğu hastalığın genetik mimarisi ile ilgili tamamlanmamış bir anlayışa sahibiz. Her birey için taşıyor olduğu yüzde bir kaç Neanderthal geni aslında bu hastalıklara yakalanma riskine çok da büyük etki etmemektedir.” demiştir. Yani çoğumuz için bu yüzden hastalıklarımızın sebebi olarak Neanderthalleri düşünmek için bir neden yok.

Bu genler bir havuzda toplanırsa, Neanderthal genleri büyük ihtimalle hastalıklar tetikleyen gen gruplarıyla ilişkili görülebilir. Fakat bu genlere sahip olsanız bile bu hastalığa yakalanacaksınız anlamına gelmiyor. Paabo, “Bu durum sizin genetik yapınız ve çevresel faktörlere bağlı.” demektedir.

Bizim bu hastalık taşıyan genleri miras almış olmamız en başından garip gelebilir. Aslında, belki de sadece yararlı genler hayatta kalmalıydı. Peki yüzlerce nesildir bu istenmeyen genleri üzerimizden atmamız gerekmez miydi?

Tam olarak gerekli sayılmaz. Öncelikle, bu genler bizim için bir zamanlar yararlı olmuş olabilir.

Açlığın nadir yaşandığı Batı toplumlarında tip 2 diyabeti tetikleyen genleri ele alırsak, bu genler açlığın yoğun yaşandığı dönemlerde avantaj sağlamış olabilir. Paabo, “Bu belki de Neanderthallerin açlığa adaptasyonuydu be daha sonra modern insanlar bunu miras aldı.” demekte.

Barcelona’daki Pompeu Fabra Üniversitesi’nden Carles Lalueza-Fox, avcı-toplayıcı olduğumuz dönemlerde günlerce yemek yemeden yaşamanın normal bir durum olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, “Birdenbire bir av yakaladığınızda oturup onu günlerce, sadece iskelet kalana kadar yerdiniz.” demektedir.

Bu da genlerimizin, sayısız açlık dönemiyle ve yemeğin çok bol olduğu bazı günlerle başa çıkmak üzere evrildiği anlamına gelmektedir. Eğer bu doğruysa Neanderthal genlerinin şu anda olumsuz hale gelebilmesi sürpriz olmaz. Bir her gün tıka basa yemek yemek üzere evrilmedik, bu yüzden bazı genlerin zarara sebep olmaları olağan.

Tütün bağımlılığına eğilime sebep olan geni açıklaman daha zor olabilir. Sadece sigaraların olmamasıyla ilgili değil, sigara tütünü ayrıca Kuzey Amerika’ya özgüdür ve Neanderthallerin yaşadığı dönemlerde kimse orada yaşamıyordu.

Ancak, bu gen geçmişte başka bir fonksiyona sahip olmuş olabilir, belki beyin reseptörlerinin nikotine hassasiyeti ile ilgilidir. Ve ya sadece rastgele de olabilir. Akey, evrimin genleri elemek için uzun zamana ihtiyacı olduğunu söyylemektedir. Neanderthal-insan eşleşmesi üzerinden sadece 1000 jenerasyon geçti, bu da kısa bir zaman sayılabilir. Ayrıca Akey, “Bazen meydana gelen şeyler öylece kalır. Günümüzden bir milyon yıl sonra bu durum daha farklı bir hale gelebilir.” diye eklemiştir.

Neanderthal DNA extraction

Şanslıyız ki, bütün haberler bu kadar kötü değil. Keratin zenginleştiren dizilimimiz gibi, bağışıklık sistemimizi güçlendiren bazı genleri de miras almış gibi görünüyoruz.

Modern insanlar Afrika’yı terkedip Avrupa’ya vardıklarında, bağışıklıkları bulunmayan çok çeşitli yabancı hastalıklarla karşılaştılar. Fakat, Neanderthaller yüz binlerce yıldır Avrupa’daydılar ve büyük olasılıkla da yerel hastalıklara adapte olmuşlardı. İnsan-Neanderthal melezi bireyler de hayatta kalmalarını sağlayabilecek genleri miras aldılar.

Şimdilik benim %2,5 oranındaki Neanderthal DNA’mın ne işe yaradığını belirlemek zor olabilir. Nedeni ise basit: Genetik konusundaki bilgilerimizin sınırlı olması. İnsanlar toplamda 25.000 gene sahip ve bu genlerin bir çoğunun ne işe yaradığını bilmiyoruz.

Farklı insanların Neanderthal genomunun farklı parçalarını taşıyor olması durumu daha da karışık hale getiriyor. Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden Jean-Jacques Hublin, “Herhangi bir Neanderthal geninin çok yararlı olduğu ve bütün insanların bunu taşıyabilir olduğu bir durum olmayabilir.” demektedir.

Hublin, “çok yararlı Neanderthal geni”nin var olmadığını ve onların bizim genomumuza katkısının tutarsız olabileceğini düşünmektedir. “Bunun yerine modern insan genleri onlarınkini tamamen hiçe saydı, bu şu anki gömleğe bakarak 50,000 yıl öncesine dair çıkarımlar yapmaya benziyor.” diye eklemektedir.

Akey ise buna katılmıyor, “Dünya üzerindeki Neanderthal genlerine baktığınızda, onların “hastalıklarla ilgili genler havuzu”na küçük de olsa bir katkı yaptığı görünmektedir.” demekte.

Neanderthal DNA’sı ayrıca bizim türümüzü eşsiz yapan şeyleri saptamakta da bir rehber niteliğinde. Neanderthal genomu ile karşılaştırarak bizim türümüzün geliştirmiş olduğu genleri anlamamız mümkün. Bu genler nasıl hayatta kaldığımız ve diğer hominin türlerinin neden yok oldukları konusunda bir şeyler söyleyebilmektedir.”

Kaynak: bbc.com

Leave a Reply