Neden Bazı İnsanlar Komplo Teorilerine İnanırlar?

Goldsmiths Londra Üniversitesi, Psikoloji ana bilimdalı profesörü Christopher French açıklıyor:

Komplo düşünceleri; zaman zaman kanıta dayalı rasyonel analizleri temel alsa da, çoğunlukla bu doğru değildir. Türümüzün en büyük güçlerinden birisi de; etrafımızdaki dünyada anlamlı bağlantıları bulabilme ve nedensel etkileşimlerde bulunabilme yeteneğidir. Yine de, bazen kalıpların ve nedensel bağlantıların orada olmadığını görürüz; özellikle de olayların bizim kontrolümüz dışında gerçekleştiğini algıladığımızda.

Komplo teorilerinin cezbedici yönleri, bilgiyi işleme şeklimizi belirleyen birtakım bilişsel önyargılarımızdan kaynaklabilir. ”Doğrulama sapması”; en yaygın bilişsel önyargı ve komplolara olan inançların en güçlü etmenidir. Hepimiz, halihazırda inandığımız şeyi destekleyen kanıtlara daha fazla ağırlık vermeye ve inandığımız şeyle çatışan kanıtları dikkate almamaya yönelik, doğal bir eğilim içerisindeyiz. Genellikle komplo teorilerinin odağı olan gerçek-dünya olayları, tabiatı gereği karmaşık ve belirsiz olma eğilimindedir. İlk kayıtlarda; hatalar, çelişkiler ve anlaşmazlıklar bulunabilir ve saklı bir gerçeği bulmak isteyenler; iddialarını destelemek için bunun gibi tutarsızlıklara odaklanacaktır. ”Orantılı nedensellik yargısı”; büyük olayların büyük sebepleri olduğunu kabul eden ve özümüzde bulunan bu eğilim de, komplo teorilerine inanmaya olan meyillerimizi ayrıca açıklayabilir. Pek çok kişinin Başkan John F. Kennedy’nin herhangi bir örgüt üyesi olmayan ve bireysel bir tetikçinin kurbanı olduğu düşüncesiyle tatmin olamamasının ve daha geniş çaplı bir komploya kurban gittiğini benimsemeyi daha kolay bulmalarının nedenlerinden birisi de bu eğilimimizdir.

Bununla alakalı diğer bir bilişsel önyargı; ”yansıtma”dır. Komploların doğruluğuna inanan kişiler; dedikodu yaymak ya da başkalarının güdülerinden şüphe duymak gibi, kendileriyle alakalı daha fazla komplocu davranışlar sergilemeye de meyilldirler. Böyle bir tutum içerisine girdiyseniz, diğer insanların da aynen bu şekilde davranmasını doğal karşılarsınız, böylece komplolar daha akla yatkın ve yaygın bir hale gelir. Ayrıca, komplocu düşünmeye oldukça yatkın olan insanlar, aynı şekilde karşıt teorileri desteklemeye de daha fazla yatkındır. Örneğin; Usama Bin Ladin’in Amerikan hükümetinin resmi açıklamalarından çok daha öncesinde öldürüldüğünü düşünüyorsanız, aynı zamanda O’nun hala hayatta olduğunu da düşünmeye yatkınız demektir.

Yukarıda bahsi geçen bu durumların hiçbiri, komplo teorilerinin yanlış olduğunu göstermez. Mesele, bazı bireylerin komplo teorilerini daha cazip bulmasına yatkın olmaları ile alakalıdır. Bu durumun kritik özelliği ise; komplocuların bir olayın gerçek açıklamasının ne olduğundan emin olmamaları; ancak ”resmi açıklama”nın bir örtbas etme çabası olduğundan net bir şekilde emin olmalarıdır.

Çeviri: Seda Sezer

Kaynak: http://www.scientificamerican.com/article/why-do-some-people-believe-in-conspiracy-theories/

Leave a Reply