Ötzi Buz İnsanı İnsanlığın Tarihini Yeniden Yazabilir Mi?

5,300 yıllık mumyalanmış bir şekilde bulunan Ötzi insanına ait olan bağırsak mikropları Avrupa’ya göçün hikâyesini yeniden yazabilir.

Bir grup bilim insanı Bakır Çağında yaşamış olan ve Ötzi buz insanı ismiyle bilinen mumyalanmış fosilin sindirim sisteminde H. pylori bakterisine ait kalıntılar buldular. Ötzi insanı 5,300 yıl önce ölmüş ve İtalya ve Avusturya arasındaki sınırda bir yerlerde bulundu. 1991 yılında dağcılar tarafından şans eseri keşfedilen bu fosil binlerce yıl buzulların içerisinde donup kalmış. Uzun süredir üzerinde çalışan bu fosilin midesi üzerine herhangi bir çalışma yapılmamış, gözden kaçmıştır. Ancak,  bir grup radyolog 2010 yılında,  daha önce çekilen BT (bilgisayarlı tomografi) ikinci kez gözden geçirip Ötzi’nin midesinin iyi korunmuş bir vaziyette olduğunu fark ettiler.

Midesinde keşfedilenler sayesinde insanlığın tarihi yeniden yazılabilir ve onun ölümü sırasında sağlığının ne durumda olduğu hakkında yeni bilgiler ortaya çıkabilir

Tarih Öncesi Göçler

Helikobakter Pilori isimli bakteri en az 100.000 yıl önce yani Homo sapiens’in Afrika’dan çıkışından uzun süre önce de bizimle beraberdi. Günümüzde insanların yaklaşık yüzde ellisi bu bakteriyi midelerinde taşımaktadır.  Çok uzun zamandır insanlarla beraber yaşayan Helikobakter Pilori bakterisi insanın evrimine ışık tutar ve insanın demografik yapısında değişikliklere sebep olur.

Ve ayrıca bu bakterinin DNA’sı insanınkine göre daha hızlı mutasyon geçirir. Helikobakter Pilori bakterisi üzerinde yapılan çalışmalar insan popülasyonlarının binlerce yıl boyunca nasıl birbirilerine karıştıklarını anlamamız da yardımcı olabilir.

Helikobakter Pilori bakterisi suşu* şuan sadece Hindistan ve Güney Afrika’da yaşayan insanlarda bulunan suşunun antik bir akrabasıdır. hpAsia2 olarak isimlendiren bu suşu prehistorik dönemde olabildiğince yayılmış ve bir zamanlar Orta Asya’dan Batı Avrupa’ya kadar uzanan insan popülasyonların etkilemiştir.

Modern Avrupalılar farklı bir Helikobakter Pilori suşusu taşıyorlar. Bu suşu Asyalı ve muhtemelen kuzeydoğu Afrika bölgelerindeki öncül (atasal) türlerin bir melezidir. Tarih öncesi Avrupa’da bir noktada, Kuzeydoğu Afrika suşusu Avrupa’ya doğru yola çıktı, muhtemelen Neolitik insanları ile beraber Afrika’dan Orta Doğu’ya doğru göç ettiler ve sonuç olarak Avrupa’ya geldiler. Daha sonra ise zaten antik Avrupalıların midesinde var olan Orta Asya suşusu ile kuzeydoğu Afrika suşusu ile melezleştiler.

Yıllardır bilim insanlarınca bu göçlerin zamanı, nasıl olduğu veya nasıl birbirine karıştığını tartışıyorlardı. Bir fikre göre, atasal suşu bundan yaklaşık 52,000’den 10,000 yılları arasında Orta Doğu veya Batı Asya’da birbiriyle karşılaşıp melezleşmiş ve bunun ardından bu oluşan melez tür insanlarla beraber son buzul devrinin ardından Avrupa’ya taşınmış olabilirler. Başka bir düşünce ise, atasal Afrikalı suşunun yaklaşık 6 bin yıl önce Neolitik dönemde Avrupa’ya göç ettiğini söylemektedir.

otzi2

Göç Gizemi Çözüldü

Ötzi insanı hayatının tamamını Doğu İtalyan Alplerinde geçirmiştir ve DNA analizleri onun Avrupalı çiftçilerle yakın akraba olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, eğer Ötzi insanı melez olmayan Ora Asya H. Pilori suşusunu 5.300 yıl önce taşıyorsa, muhtemelen Avrupalıların çoğu da zamanında taşımaktaydı.

Ötzi insanın midesinde H. pilori bakterisi DNA’sında kuzeydoğu Afrikalı akrabalarından küçük bir miktar parça taşımaktadır, bu oran yüzde 6,5 oranındadır. hpAsia2 suşularında da aynı miktarda bulunmaktadır. Araştırmacılar H. pilori Afrikalı atalarının suşusunun Bakır çağında Avrupa’da düşük bir seviyede olsa bile var olduklarını kanıtladığını söylüyorlar. Bu bilgiler yeni suşu daha önce tahmin edilenden daha sonra Avrupa’ya geldiğini gösteriyor.

Güney Afrika’daki Venda Üniversitesinden Yoshan Moodley şöyle söylüyor “ Sadece bir genom bize muhteşem bir bakış açısı kazandırıyor ve uzun zamandır çözmeye çalıştığımız soruları cevaplandırıyor. Biz şimdi H. pilori bakterisinin en azından Ötzi insanın dönemine kadar Afrika’dan ciddi bir göç dalgasına girmediğini söyleyebiliriz. “

Zor Bir Yaşam

Bilim insanları Ötzi insanın midesindeki bu bakterinin modern insanda ülser ve hatta mide kanserine bile sebep olduklarını söylüyorlar.  Onun bağışıklık sistemi de açıkça bakterilere tepki gösterdi. Araştırıcılar enfeksiyona karşılık veren enflamasyon (inflamasyon) proteinlerinin izlerine rastladılar.

“Biz yüzde yüz bir mide rahatsızlığından emin değiliz. Büyük ihtimalle onun bağışıklık reaksiyonlarına ait izler bulduk fakat yine gerçekten mide rahatsızlığı olup olmadığını söyleyemeyiz.” Diyor araştırmacılarından biri olan Albert Zink.

Ülsersiz ve ülserli Ötzi insanın hayatı rahatlıktan oldukça uzaktı. Daha önceki çalışmalar eski hastalıklar ve iyileşmiş kırıkların olduğuna dair kanıtlara ulaşmıştı. Bununla beraber sırtında, dizlerinde, ayaklarında dejeneratif eklem hastalık izlerine rastlanıldı ve bu da onun ömrünün dağlarda geçtiğini göstermektedir. Ayrıca Ötzi insanı Laym hastalığına sebep olan bağırsak parazitleri taşıyor. Bunların hepsine rağmen Ötzi insanı 45 yaşına kadar yaşamış ve doğal yollarla değil bir okla öldürülmüş, eğer öyle olmasaydı en azından 10 veya 20 yıl kadar daha yaşayabileceğini düşünüyor bilim insanları.

Araştırmacılardan Zink şöyle diyor,  “Onun için hayat koşulları öyle ya da böyle çok zordu fakat o yine de iyi bir hayat sürdü.”

* Suş: Bir bakteri veya virüsun farklı alttürlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan gruplarına ¨Suş¨ denebilir. Farklı suşlar arasında, ilaçlara, dış etkilere dayanıklılık vs. özellik değişiklikleri olabilir.

Kaynak

Leave a Reply