‘Paleo Diyeti’ neydi?

Georgia State ve Kent State üniversitesindeki araştırmacılar Paleolitik Dönem’de yaşamış olan insanlar tarafından yenen besinlerden esinlenerek ortaya atılan zayıflama diyeti “Paleo diyet” yani bir diğer adıyla mağara insanı diyetinı tartışmaya açtılar. Onlara göre bu diyet günümüz insanına göre oldukça farklılıklar göstermektedir. Çünkü öncüllerimizin beslenme şekilleri zamana ve mekana bağlı olarak oldukça çeşitliydi.

Araştırmacıların bulguları The Quarterly Review of Biolog’de yayımlandı.

Georgia State Dil Araştırmaları Merkezinde post-doktora araştırmacısı olan Dr. Ken Sayers, on yıllar boyunca toplanan bilgilere dayanarak, erken hominidlerin özel bir diyetleri veya birkaç istisna dışında kayda değer özel besin kategorileri olduğuna dair pek bir kanıt olmadığını söylüyor.  Bazı eski araştırmacıların çalışmaları çeşitli bölge koşullarına göre değişen durumlarda derleyici beslenme özelliği gösteren hepçil ayı ve domuzların beslenmelerinin bizim öncüllerimizin beslenme tipleriyle ortaklık gösterdiğini ortaya koymuştur.

Makalenin ortak yazarı Dr. C. Owen Lovejoy, Kent State Üniversitesi Antropoloji bölümünde  erken hominidlerin (‘’Ardi’’ 4.4 milyon yıl önce yaşamış olan Ardipithecus ramidus ve ‘’Lucy’’ 3.2 milyon yıl önce yaşamış olan Australopithecus afarensis) lokomotör (hareketle ilgili) ve sosyoekolojik yapılanmasıyla ilgili çalışmalarıyla bilinen saygın bir profesördür.

Çalışmasında canlı hayvanların beslenme davranışlarının yanı sıra anatomik, çevresel ve kimyasal bulguları da inceliyor. Erken hominidler iyi birer avcı değillerdi ve diş yapıları besinleri daha küçük parçalara ayırabilmek için uygun değildi. Büyük çoğunlukla ne bulurlarsa onu yiyorlardı.

Makaledeki inceleme 6 ila 1.6 milyon yıl arasındaki erken hominidlerin evrimini kapsıyor. Bu, yaklaşık olarak 2.6 milyon yıldan kabaca 10.000 yıl öncesine kadar uzanan Paleolitik Dönem’in başlangıcına denk geliyor ancak Sayers sonuçların sonraki insanların evrimi için de geçerli olacağını öne sürüyor.

Araştırmacılar, öncüllerimizin diyetini uygulamak isteyenlerin göz önünde bulundurması gereken birkaç önemli nokta sunuyor:

1. Paleo Diyeti’ni tanımlamak oldukça zor. Diyetin destekleyicileri karbonhidrat, yağ ve
proteinlerden gelmesi gereken bir miktar enerjiyi ve belirli türde yiyecekleri öneriyorlar. Bu öneriler kısıtlı sayıdaki modern avcı-toplayıcı topluluklardan gelse de erken insanların diyetlerine bu topluluklara nazaran daha genişti.

Sayers: ‘’Bu önerilerin ötesinde, çok daha fazla varyasyon olabileceğini düşünüyorum. Eğer insan öncüllerinin beslenme şekillerini yeniden gün yüzüne çıkarmak ve kullanmak istiyorsanız yaşadıkları yer dahil, mevcut potansiyel gıdalar, bu gıdaların içeriklerinin verecekleri enerji bakımından ne kadar değerli olabileceği ve sindirim süreleri ile ilgili bir takım şeyleri bilmek zorundasınız. Mikroskop altında ya da kimyasal bir perspektiften dişler incelendiğinde beslenmenin yeniden düzenlenmesinden çok daha fazlası bulunacaktır. Çevrenin karakterize edilmesi, farklılıkların göz önüne alındığı hareket kabiliyeti, sindirim ve bilişsel yetenekler gibi.’’

2. Öncüllerimiz yedikleri besinlerin türlerini etkileyen çok çeşitli çevrelerde yaşıyorlardı. Beslenme kararlarında önemli olan değişkenler, bölgeden bölgeye ve zamana bağlı olarak değişiklik gösterebiliyordu. Bu nedenle modern evrimsel ekolojinin bahsettiği “ideal diyet” büyük ölçüde farklılıklar barındırıyor. Bu bugün açıkça görülmektedir. Ekvator’a yakın yaşayan avcı toplayıcıların beslenmeleri bitkisel kaynaklara dayanırken kuzey iklim bölgelerindeki avcı-toplayıcılar neredeyse tamamen hayvansal gıdalarla besleniyorlar.

3. “Aynı besin” olarak bahsedilse bile, o zamanki besinlerle bugünkü besinler aynı değil.
Sayers’in Nepal Himalaya’da yaşayan langur maymunlarını incelediği eski bir çalışma örnek
verilebilir. Yılın belirli bir döneminde bölgede çekici bir yiyecek olarak görülen yaban çilekleri
vardır. Fakat maymunlar çilekleri her zaman yiyemezler. Sayers, onların yaban çileklerinin tadını belirli zamanlarda son derece acı bulduklarını belirtmiştir.

Sayers: “Bugün piyasada yediğimiz çilekler büyük ve tatlı olmaları gibi belirli özelliklere göre seçildiler.” diyor. Bugün yediğimiz besinlerin, hatta meyve ve sebzelerin bile istediğimiz özelliklere göre seçildiklerini ve bunların öncüllerimizin besinlerinden farklı olabileceğini belirtiyor.

4. İlk insanların yaşam süreleri kısaydı bu nedenle onların beslenmelerinin saha sağlıklı
olduğunu söylemek zor.

Sayers “Taş devrinin büyük bir kısmında insanlar o kadar da uzun yaşamadı. Günümüzün
ortalama yaşam süresi en azından çoğu bölgede daha yüksek. Günümüzde ortaya çıkan ve
yağlı besinler veya bunun gibi şeylerle alakası olan hastalıklar bazı araştırmacılar tarafından
“refah hastalıkları” olarak adlandırılmaktadır. Artık etkilerini gösterebilecekleri kadar uzun
yaşadığımız için bu hastalıklar kolayca ortaya çıkabilmektedir.” diyor.

Son yıllarda, kontrollü çalışmalar ve Paleo diyeti ile ilgili alternatif yaklaşımlar kıyaslanmakta ve beslenme uzmanları belirli sağlık sorunlar hususunda büyük oranda “bekle ve gör” tutumu sergilemekteler.

5. Öncüllerimiz dengeli beslenmeye değil, hayatta kalmaya odaklanmışlardı. Sayers: “Evrimsel tarihimizin büyük bir dönemi boyunca dengeli beslenme çok da büyük bir mesele değildi. Öncüllerimiz hayatta kalmak ve üremek için yeterli kaloriyi almaya çalışıyorlardı. Herkes öncüllerimizin diyetlerinin topkek içermediğini bilir fakat topkekler ağaçta yetişselerdi öncüllerimizin onları da yiyeceğinden eminim.’’ dedi.

Kaynak: phys
Çeviren: Işılay Durmuş