Şempanzeler ve insanlar birbirlerinin hareketlerini doğaçlama olarak taklit ediyor

Başkalarının davranışlarını kopyalamak bizi etkili öğrenenler yapar ve yeteneklerin, bilginin ve buluşların nesilden nesile geçmesine olanak sağlar. Bu nedenle taklit, insan kültürünün dil, teknoloji, sanat ve bilim gibi şeyleri yaratıp büyütmesine olanak tanıyan temel bilişsel yetenek olarak görülüyor.

Onlarca yıllık araştırmalar maymunların meşhur taklit yeteneklerine rağmen özellikle insan çocuklarına kıyasla oldukça yetersiz taklitçiler olduklarını gösteriyor. Çocukların taklit üstünlüğü, başkalarıyla iletişime geçme ve deneyim paylaşımı amacı güden daha yüksek bir sosyal motivasyona dayandırılıyor. Günümüzdeki teoriler maymunların, taklitçiliğin sosyal ve iletişimsel yanından yoksun olmaları sebebiyle daha kötü taklitçiler olduğunu söylüyor. Bununla birlikte, bu teorilerin ardındaki çalışmalar fiziksel problemlere çözüm bulma alanındaki taklit üzerine odaklanıyor.

Primates dergisinde yayımlanan Lund Üniversitesi’nden yeni bir çalışma, taklit etmenin etkileşimli yanını doğrudan hedef alıp  insanlar ile şempanzeler arasındaki ayrımın pek belirgin olmadığını buldu. İsviçre Furuvik hayvanat bahçesindeki şempanzeler ve ziyaretçiler arasındaki doğaçlama etkileşimi sistematik olarak gözlemleyen araştırmacılar, her iki türün de benzer bir şekilde taklit ettiğini buldu. Her iki türün yaptığı hareketlerin yaklaşık % 10’u diğer türlerin hareketlerinin bir taklidiydi.

Çalışmayı yürüten araştırmacılardan biri olan Dr. Tomas Persson “Bu durum, hem şempanzelerin hem de ziyaretçilerin çeşitli şekillerde birbirlerinin dikkatini çekmeye çalıştığı tipik bir hayvanat bahçesi ortamında meydana geldi. Biz bu etkileşimleri araştırdık.” diye açıklıyor.

İki türün taklit ettiği hareketlerin türünde belirgin bir örtüşme de vardı. Hem insanlar hem de şempanzeler alkışlama ve öpme ya da cama vurma gibi ortak hareketleri taklit etti.

“Hem insanlar hem de şempanzeler tarafından taklit edilen hareketler, ne yeni  ne de özgünlerdi ve taklit etmenin tamamen öğrenmeyle ilgili olmadığını gösteriyordu. Amaç tamamen sosyal ve iletişimsel nitelikte görünüyordu.” diyor Persson.

Ayrıca sonuçlar taklit içeren etkileşimlerin içermeyenlerden daha uzun sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle basit mimiklerin taklit edilmesi iletişim başlatmayı ve etkileşimi devam ettirmeyi sağlamak için iyi bir yol.

Persson ile çalışmayı birlikte yürüten Dr. Gabriela-Alina Sauciuc, “Tıpkı yeni yürümeye başlayan çocukların başkalarının hareketlerini taklit ederek girdikleri etkileşimler gibi şempanzelerde de  karşılıklı sırayla yapılan uzun süreli etkileşimler gözlemledik.” diyor.

Bu çalışma, hayvanat bahçesindeki şempanzelerle ziyaretçiler arasındaki doğaçlama taklidi sistematik olarak ilk kez inceleyen ve böyle etkileşimler sırasında ortaya çıkabilen benzer, rutin hareketlerin taklidinin sosyal ve iletişimsel rolüne vurgu yapan ilk çalışma.

Elde edilen bulgular maymunların evriminde kasıtlı yapılan taklit davranışının, geniş kabul gören öğrenme işlevinin yanısıra, iletişime katılma ve devam ettirme amaçları için evrilmiş olabileceğini öne sürüyor.

Çeviren: Sevda Seçer
Kaynak: archaeologynewsnetwork