Sibirya Definleri İnsanlarla Köpekler Arasındaki İlişkiye Dair Ne Söylüyor

Kitoili avcı-toplayıcılar köpekleri için büyük cenaze törenleri düzenlerdi. Köpekler nasıl en iyi hayvan arkadaşlarımıza dönüştü? Temmuz ayının Scientific American’ında yazar Virginia Morell uzun süredir gizemini koruyan bu duruma ilişkin genetik, arkeoloji ve paleontoloji alanındaki son bulgular hakkında yazıyor. Bu etkileyici bir öykü, özellikle insanlarla köpekler arasındaki ilişki zaman içinde ve kültürden kültüre farklılık gösterdiği için: Köpekler avcılık arkadaşı, muhafız, tören kurbanları ve gıda olarak çeşitli işlevler gördüler. Morell burada Sibirya’nın Kitoi avcı- toplayıcıları ve onların köpekleri arasındaki ilişkiyi anlatıyor:

“Köpekler insanlarla masa arkadaşlarıydı; aynı şeyleri yiyorlardı,” der Edmonton’daki Alberta Üniversitesi’nde arkeolog olarak çalışan Robert Losey. İki türde ortak olarak normalde sadece etoburlarda bulunan bir tenya paraziti bile vardı- insanların ve köpeklerin birbirlerine ne kadar yakın yaşadıklarının bir işaretiydi bu.

Oldukça gezici bir kültür olan Kitoiler günümüzün güney Sibirya’sının ağaçlı topraklarında kızıl geyik, yaban domuzu ve ayı avlayarak ve Baykal Gölü’nde balık tutarak gezerlerdi. Yanı sıra özellikle baharda, buzların erimeye başladığı ve köpeklerin fokların yavruladıkları inleri ortaya çıkarabildiği dönemde göldeki tatlı su foklarını izlerlerdi. Losey, bu yeteneğe sahip olan köpeklerin nadir görüldüğünü söyler ve günümüzün yerel halkının bu yeteneğin 25 köpekten sadece birinde görüldüğünü iddia ettiğini açıklar. “Dolayısıyla becerikli bir köpek bir avcı için oldukça değerliydi.”

Elbette Kitoililer Sibirya kurduyla yaklaşık olarak aynı boyutta olan ve bu türe çok benzeyen köpeklerini ödüllendirirdi- bu benzerlik suni boyutta kalmasına rağmen. (Köpek türlerine ve kurtlara ilişkin 2012 yılında yapılan bir genetik analizde, İngiltere Oxford Üniversitesi’nden Gregor Larson ve meslektaşları modern türleri antik döneme ait türlerle ilişkilendiren iddiaları destekleyecek çok az kanıt olduğunu ya da hiçbir kanıt olmadığını gösterdiler. Pek çok modern tür son 100 yıl içinde kayda değer nüfus dalgalanmaları gösterdi; Bernese dağ köpekleri ve İtalyan tazılarının da dâhil olduğu pek çok tür Dünya Savaşları sırasında yok oldu ve ancak daha sonra, diğer türlerin melezlenmesiyle özgün olanlara benzer bir köpek ortaya çıkarıldı- ancak bu köpeklerin asıllarıyla herhangi bir genetik ilişkisi yoktu.) Kitoiler ve köpekleri aynı şekilde besleniyor ve aynı parazitleri taşıyordu, ancak bunun yanında Baykal Gölü kıyılarında aynı mezarlığı da paylaşıyorlardı. Losey’e göre “burası müthiş bir yerdi,” ve Kitoilerin köpeklerine geçirdikleri özenli bir ölüm gelenekleri vardı. Onlara insan gibi davranıyorlardı.”

Gerçekten de bazı bölgelerde mezar kazıcılar değerli bir köpeğe yer açmak için insan kalıntılarını kenara itiyordu. “İçlerinden biri dört geyiğin dişlerinden oluşan bir kolyeyle gömülmüştü, Kitoilerin taktığı türden bir kolyeydi bu. Bir diğerinin yanına bir kaşık takılmıştı ve diğerleri de taş aletlerle bulunmuştu.” Köpekler dikkatlice konumlandırılıyordu. Bazıları başları patilerinin üzerinde duracak biçimde çömeldikleri bir konumda gömülüyor, diğerleriyse uykudaymış gibi bir yöne doğru kıvrılarak yatırılıyordu. Köpekler yetişkin bir insanla birlikte gömülüyordu; biri kıvrılmış olarak hemen sağına, diğeri soluna. “İnsanlar bunu sadece hayvanlarıyla yakın duygusal bağlar kurduklarında yapar,” şeklinde aktarır Losey gözlemini; “ve Kitoilerin de açık biçimde köpekleriyle kurduğu böyle bir bağ vardı. Bir köpek ailenin bir üyesi sayılırdı ve öldüğünde de bu doğrultuda muamele görürdü.”

Köpek evrimine dair daha fazla bilgi için Morell’in Temmuz baş hikayesine bakınız.

Bu makale özgün olarak “Kurttan Köpeğe” (From Wolf to Dog) başlığıyla yayınlanmıştır.

Çeviren: Gökçe Metin

Kaynak: scientificamerican.com

Leave a Reply