Sıradışı İnsan-Kuş İş Birliği Bilim İnsanlarının Düşündüğünden Daha Derin

İnsanlar ve vahşi hayvanlar arasındaki ilişkilerden çok azı Afrikalı bal avcıları ve büyük bal kuşu olarak bilinen sığırcıklar arasındaki ilişkiden daha fazla heyecan vericidir. Kuşlar uçuşları ve ötüşleriyle arı yuvalarının yerini işaret ederler ve sonrasında avcıların baskınından kalan balmumlarıyla ziyafet çekerler. Bu hafta Science’da yayınlanan bir çalışma, kuşların insanlardan gelen çağrıları özel bir şekilde tanıyıp cevap vermesiyle, bu mutualist ilişkinin görünenden daha sıkı olduğunu gösteriyor.

Santa Cruz Kaliforniya Üniversitesinde evrim biyoloğu olan John Tompson, Claire Spottiswoode ve arkadaşları tarafından yapılan bu çalışmanın sığırcıkların insanlara özelleşmiş cevaplar verdiğine açık ve doğrudan kanıt sağlamakta bir ilk olduğunu, kuşların bu sinyaller ile olası faydalanabilirliklerini ilişkilendirdiklerini söylüyor. İngiltere Oxford Üniversitesi evrim biyoloğu Stuart West ekliyor: “Bu sığırcıklar insanların söylediklerini kelimesi kelimesine anlıyor. Sığırcıklar ve insanların bu davranışlarının birbirlerine karşılıklı cevaplar vermeleriyle geliştiği düşünülüyor.”

İngiltere Cambridge Üniversitesi ve Güney Afrika Cape Town Üniversitesi’ndeki Spottiswoode balkuşları tarafından ilk defa 11 yaşında büyülenmiş. Bal avcılarını izleyen ve bu kuşların gerçekten de insanları bala götürdüğünü ortaya çıkaran Kenya’da bir kuş bilimci olan Hussein Isack’ten bir konuşma işitmiş. Spottiswoode bu yeni çalışmada Mozambik Niassa Doğal Kaynakları’nda çalışan koruma biyologları Keith ve Colleen Begg ile bir araya geldi. Isack’ın keşfinin niceliğini belirtmekle işe başladılar. Kuşlar önderlik yaptığında Mozambikli Yao bal avcılarının 75% oranında yuvayı bulduklarını gösterdiler.
Üçlü, balkuşlarının insanlara nasıl cevaplar verdiği üzerinde çalışmaya devam etti. Spottiswoode’un incelediği 20 bal avcısına göre Yao’lar kuşları onların dikkatini çeken gırtlaktan gelen hırıltı benzeri titrek bir sesle çağırıyorlar. Takım, 72 denemede üç sesten -avcıların her zaman çıkardığı titrek gırtlak sesi, yüzük boyunlu güvercinin ötüşü, alakasız bir Yao sesi- birini kullandı ve kuşların tepkilerini inceledi. West oldukça hassas, basit kontrollü deneyler olduğunu söylüyor.

Uygun çağrılara yanıt olarak, kuşlar 66% oranında rehberlik yaptı ve bunlardan 81%’i yuvaya götürdü. Ekip, diğer çağrılara cevap veren kuşların yarı sıklıkta ya da daha az rehberlik yaptığını ve yuva bulma oranının daha düşük olduğunu raporladı. Örnekler evrimsel mantığa uyuyor: İnsanların isteklerinin sinyali olan çağrılara sarf ettikleri efordan tasarruf ederek lezzetli balmumu madeninden daha çok faydalanıyorlar.

Bal avcıları üzerine çalışan Yale Üniversitesi antropoloğu Brian Wood, Tanzanya’da bir avcı-toplayıcı bir grubun (Hadza) bal kuşlarını farklı bir sinyalle -melodili bir ıslık- çağırdıklarını söylüyor. Wood, Tanzanyalı kuşların da çağrıyı diğer seslerden ayırdıklarını ve özel olarak yanıt verdiklerini düşünüyor.

Yavru kuşların avcıların çağrılarını tanımayı nasıl öğrendikleri hala net değil. Balkuşlarının diğer bir özelliği dikkate alındığında; balkuşları, tıpkı guguk kuşları gibi yumurtalarını başka türlerin yuvalarına bırakıyorlar, bu demek oluyor ki yavru balkuşlarının biyolojik ailelerinden öğrenme şansları yok. Bal avcıları gibi eski yaşam biçimleri tarihe karıştığı için bunu ve diğer bilmeceleri çözmek için çok az zaman kalmış olabilir. Tompson: “İnsanlar ve vahşi hayvanlar arasındaki bağ benzeri görülmemiş oranda değişime uğruyor. Bu tür ilişkileri tarihsel anlamda inceleme olanağı hızlı bir şekilde azalıyor.” diyor.

Kaynak: Science Mag
Çeviren: Işılay Durmuş