Söz konusu yemek olduğunda, Neanderthaller kesinlikle seçici değildi.

Vücudunuzun gerçekten güzel bir salatayı istediği zamanki hissi bilirsiniz, peki ya buzdolabınızda sadece günlük bir pepperoni pizzası varsa? Ve salata için tüm malzemeleri almak üzere markete gitme zahmetine katlanmak istemiyorsunuz, bu nedenle pizzaya razı olur musunuz?

Güzel, Neandertaller de sizin gibi düşünüyor.

Araştırmacıların, Neandertallerin ve öncül insanların tamamen birbirlerinden farklı olmadıklarını yönündeki bulgularına bakın. –Ki onlar arada sırada bir araya geldiler ve bebekler yaptılar.

Fakat, konu beslenme şekline geldiğinde, ikisi farklı yaklaşımlara sahip olabilmişlerdir.

Her iki tür hem etçil hem de otçuldu. Fakat Buzul Çağı döneminde, iklim sürekli dalgalanmalar gösterdiğinde, Nisan ayının son haftasında Plos One’da yayımlanan bir çalışmaya göre Neandertallerin ne bulurlarsa yeme eğilimlerinin çok kolay bir şekilde gerçekleştiğini ortaya koydu. Soğuk havanın baskın olduğu sırada Neandertaller, -özellikle mera bölgelerinde açık alanlarda yaşayanlar- çoğunlukla etle besleniyordu. Bereketli iklimler döneminde Neandertaller, bitkileri, tohumları ve kabuklu yemişleri beslenme alışkanlıklarına dahil ediyorlardı.

Bir diğer taraftan öncül insanlar, çevresel değişimler nasıl olursa olsun oldukça tutarlı bir beslenme alışkanlığı konusunda bir çubuk gibi dümdüzdüler. Düzenli olarak, nispeten daha yüksek oranda sebze ağırlıklı yemekler yiyorlardı. Araştırmacılar, antik dişlerin üzerindeki ufak, tekrar tekrar oluşmuş mikroskopik ezikler yoluyla bunu ortaya koydular.

Erken insanlar yemek hazırlarken –  “Grands Hommes et Grands Faits de l’Industrie”’deki bir gravürden alınan tasvir. Yaklaşık olarak 1880 tarihinde.

Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden çalışmayı yürüten paleoantropolog Sireen El Zaatari,  “Yetişkin dişlerimiz, çıktığı andan itibaren yıpranmaya başlar. Onların yıpranması, daha çok ne yediğinizle alakalıdır” açıklamasını yapmaktadır. “Bu yiyecekleri çiğnemeniz dişlerinizin üzerinde küçük küçük izler bırakmaktadır.”

Tohumların ve kabuklu yemişlerin bıraktığı bir izdense etin –özellikle kızarmış etin-, dişler üzerindeki etkisinin daha yumuşak olduğunu söylemektedir. El Zaatari ve çalışma arkadaşları, Üst Paleolitik dönem boyunca genel olarak Avrupa’da yaşamış olan Neandertallerin ve modern insanların dişlerini incelediler.

Araştırmacıların aynı dönemde yaşamış olan Neandertalleri ve insanları doğrudan kıyaslamaları mümkün değildi. El Zaatari, “Yine de genel olarak her iki gurubun aynı kaynaklardan beslendiklerini varsayabiliriz” açıklamasını yapmaktadır. “Fakat şu konuda sizi uyarmalıyım ki Neandertaller ve insanlar et ve sebze bazlı yiyecekleri farklı oranlarda tüketmekteydiler.”

Bu farklı yeme alışkanlığı konusu nasıl açıklanabilir? Bilim insanları gerçekten emin değiller. El Zaatari, “Belki sadece basit bir kültürel farklılıktır” diyor. “Veya belki de insanlar yiyecek elde etmek zorlaştığında çevrelerinden daha iyi yararlanıyorlardı. Ne yazık ki bundan emin olamıyoruz.”

Çalışmada yer almayan, Rutgers Üniversitesi’nden antropolog Susan Cachel, bu araştırmanın Neandertallerin insanlara oranla daha et ağırlıklı beslenme eğilimini belirten diğer kanıtlarla uyumlu olduğunu söylemektedir. Fakat diş aşınmalarını incelemek, atalarımızın beslenme alışkanlıklarını deşifre etmenin tek yolu değildir.

Cachel, “Bir yeme alışkanlığını incelemenin daha iyi yolu diş minesinin kimyasına bakmaktır” diyor.

Farklı bitkiler, farklı miktarlarda karbon izotopları absorbe etmektedir. Bilim insanları, bizim eskiden yediğimiz meyvelerin, kabuklu yemişlerin ve sebzelerin ne olduğunu ortaya koymak için incelenen antik diş mineleri üzerindeki çeşitli izotopların oranlarını analiz edebilirler. Bu sebeple diş mineleri üzerindeki izotoplar kimin yaşamları boyunca ne yediğinin bir resmini çizebilmektedir. Diğer taraftan, NewYork Üniversitesi’den antropolog Sarah Bailey “Diş aşınmalarını incelemenin avantajı, öldükleri zamana kadar onların yemiş oldukları şeylerin tam bir resmini elde etmektir” diyor.

Son çalışmada yer almayan Bailey, bu yeni araştırmanın öncül insan yaşamını anlamamıza katkı sağladığını söylemektedir.

Bailey, belki de insanların doğal alanlardaki işlerde Neandertallerden daha iyi olmaları (ve bir ölçüde genetik olarak onları tüketmeleri) nedeniyle onlardan uzun yaşadıklarını söylemektedir.

Kaynak: NPR

Çeviri: Bünyamin TAN