Süpernova Kendi İzini Antik Bakteriler Vasıtasıyla Bırakmış Olabilir

Radyoaktif demir kalıntıları yakınlardaki bir kozmik patlamanın izlerini taşıyan ilk fosilleri barındırıyor olabilirler.

Derin deniz çökelleri, 2.2 milyon yıl önce meydana gelmiş bir süpernovanın izlerini taşıyan radyoaktif demir izotoplarını barındırıyor olabilir ve bu izotoplar demir seven bakterilerin fosilleşmiş kısımlarında korunmuş olabilirler. Bu bulgunun teyit edilmesi durumunda, demir izotopunun kalıntıları bir yıldız patlamasına dair elde edilen ilk biyolojik bulgu olacak.

Almanya’da bulunan Münih Teknik Üniversitesi’nden fizikçi Shawn Bishop, 14 Nisan günü Denver, Colorado’da gerçekleştiren Amerikan Fizik Cemiyeti’ndeki bir toplantıda çalışmaya dair ilk bulguları sundu.

2004 yılında araştırmacıların sunduğu raporda, dünya üzerinde oluşamayan Demir-60 izotopunun Pasifik Okyanusu’nun tabanının belirli bir kısmında bulunduğuna yer verildi (1).

Bilim insanları izotopun zaman içindeki bozunum oranından yola çıkarak,bu radyoaktif izotopun ne kadar zaman önce dünyaya ulaştığını hesapladılar.Söz konusu zanlının kozmik mahallede yer alan bir süpernova olduğu anlaşıldı.

Bishop, bu patlamaya dair herhangi bir izi dünya üzerindeki fosil kayıtlarda bulup bulamayacağını merak etti (2). Bu bağlamda akla gelebilecek ilk seçenek deniz tabanındaki tortullarda yaşayan ”magnetotactic” bakterilerdi.

Bu bakteriler yaşadıkları ortamdaki demiri kullanarak 100 nanometre genişliğinde manyetik kristaller üretirler ve bu kristaller sayesinde bulundukları ortamda kendilerini dünyanın manyetik alanı içerisinde yönlendirerek kendi tercih ettikleri koşullara gidebilirler.

Bishop ve çalışma arkadaşları doğu ekvatoral Pasifik okyanusundan yaşları yaklaşık olarak 1.7 milyon ile 3.3 milyon yıl arasında olan tortul kayaç örnekleri topladılar. Yaklaşık 100.000 yıl aralıklarla tortul kayaç tabakalarından örnekler aldılar ve bu örnekleri, Demir-60 izotopunu ayıklamak için bir takım kimyasal tekniklere tabi tuttular.

Daha sonra araştırmacılar,elde edilen numuneleri kütle spektrometresi (mass spectrometer) yardımıyla inceleyerek,numunelerde Demir-60 izotopunun var olup olmadığını araştırdılar.

Ve buldular. Bishop, Denver’da gerçekleştirilen toplantı sırasında gazetecilere verdiği demeçte, ”Orada bir şey var gibi görünüyor.” dedi. Gözlenen Demir-60 seviyesi oldukça küçüktü fakat bu seviye sadece 2.2 milyon yıl önceki tabakalarda gözlemlenebiliyordu.

Bishop’a göre elde edilen Demir-60 verileri, süpernova sonucunda uzaya saçılan ve yıldızlar arası uzayı neredeyse ışık hızında geçip atmosferimize ulaşan, sonrasında deniz tabanında yaşayan bakteriler tarafından oluşturulan manyetit (Fe3O4) mineralinin kalıntılarının bir sonucu olabilir.

Bir makalenin, Güneş’ten yaklaşık 424 ışık yılı uzaklıktaki Scorpius- Centaurus yıldız topluluğu içindeki bir patlayama işaret etmesine rağmen (3) şu anda o dönemde hangi yıldızın patladığına dair kesin bir bulgu yok.

Bu çalışmada yer almayan Kansas, Topeka’da bulunan Washburn Üniversitesi’nden astrofizikçi Brain Thomas, “Bu konu hakkında fazlasıyla heyecanlandım.” diyor ve ”Güzel olan şey ise bu durumun doğrudan özel bir olaya olan bağlantısıdır.” diye ekliyor.

Bishop, “Benim için, felsefik olarak, bu işin cazibesi gezegenimizin fosil kayıtlarına oturuyor olması.” diyor. Bishop ve çalışma arkadaşları şimdilerde Pasifik’te yeniden Demir-60 verilerini alıp alamayacaklarını merak ettikleri ikinci bir numuneleme üzerine çalışıyor.

Kaynaklar

  1. Knie, K.et al Rev. Lett. 93, 171103 (2004).
  2. Bishop, S.& Egli, R. Icarus 212, 960–962 (2011).
  3. Benitez, N., Maíz-Apellániz, J.and Canelles, M.  Rev. Lett. 88, 081101 (2002).

Çeviren:Serhat Sevgen
Kaynak:nature