Tarih Öncesi İklimler Burnunuzu Şekillendirmiş Olabilir

Herhangi birine burnunun ne yaptığını sorun, cevap büyük olasılıkla koku ile ilgili olacaktır. Burunlarımıza minnettarız çünkü onlar bizim çiçeklerin ve taze pişmiş kurabiyelerin kokularını almamıza yardımcı olurlar.

Aslında burunlarımızın daha önemli başka bir işlevi daha var: burunlarımız soluduğumuz havayı ısıtır ve nemlendirirler böylece havayolu ve akciğerlerimizde hastalık ve hasarın önlenmesine yardımcı olurlar. Bu nedenle bilim insanarı, burun şeklinin kısmen yerel iklim şartlarına tepki olarak şekillendiğinden uzun zamandır şüpheleniyorlardı.

Soğuk ve kuru iklimlerde, doğal seçilim havayı ısıtmak ve nemlendirmek için daha iyi olan burunları tercih edebilir.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’ndeki bilim insanlarının liderliğindeki bir ekip, şimdiki burunlarımız ile atalarımızın yaşadığı iklimler arasındaki ilişkiye dair kanıtlar buldu.

PLOS Genetics’de yayınlanan bir araştırmada, burun deliği genişliğinin dünyadaki farklı bölgelerdeki nüfuslar arasında önemli ölçüde farklılaştığı tespit edildi. Dahası, araştırmacılar bölgenin sıcaklığı ve mutlak nemi ne kadar yüksek olursa, burun deliklerinin de o kadar geniş olduğunu buldular ve bu da iklim şartlarının burunlarımızı şekillendirmede çok iyi rol oynadığını kanıtlar nitelikteydi.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesinde genetik bölümünde doktora sonrası araştırmacı ve bu makalenin yazarı olan Arslan Zaidi ”Çevre ile doğrudan temas halinde olan fiziksel özelliklerimiz doğal seçilime tabi tutulur ve daha hızlı gelişir.” diyor ve ekliyor ”Burun şekillerine bakmamızın bir sebebi de bu”.

Zaidi ve meslektaşları aileleri genetik ataları ile aynı yerde doğan erkeklerde ve kadınlarda cilt pigmentasyonu, genel boy, burun yüksekliği, çıkıklığı ve genişliği, dâhil olmak üzere 7 özelliğe baktılar.

Batı Afrika, Doğu Asya, Kuzey Avrupa ve Güney Asya olmak üzere 4 gruba baktılar ve her bir grupta en az 40 katılımcı vardı. Dr. Zaidi bu katılımcıları popülasyonlar arasındaki mesafeyi en üst düzeye çıkarmak için seçtik dedi ve ekibin gelecekteki çalışmaları için daha fazla katılımcı istediklerini belirtti.

Bu çalışmadaki gruplar arasında, genetik mutasyonların birikmesi nedeniyle, burun genişliği ve cilt pigmentasyonu beklenenden daha fazla fark gösterdi.

Her şey dikkate alındığında, aileleri ve ataları sıcak ve nemli iklimlerden gelen insanlar daha geniş burun deliklerine sahipken, soğuk ve kuru iklimden gelen insanlar daha dar burun deliklerine sahip olma eğilimindeydiler.

Araştırmacılar Kuzey Avrupalılar için burun genişliği ile iklim arasındaki bağlantının en güçlü olduğunu buldular ve soğuk ve kuru iklimlerin dar burun delikli insanları tercih edeceğini ön gördüler.

Bu çalışmada yer almayan fakat Almanya’daki Tübingen Üniversitesinde paleo-antropoloji bölüm müdürü olan Katerina Harvati dar burun deliklerinin havanın ısınması ve nemlenmesinde daha etkili olduğunu söyledi ve böylece yeni bulguların, kafatasının önceki incelemelerinin sonuçlarıyla uyumlu olduğu ortaya çıktı.

Dr. Zaidi ve meslektaşları aynı zamanda burun şeklinin kalıtsal bir özellik olduğunu da gösterdiler. Bunu, birbirinden bağımsız birçok insanın ortak genleri ve burun şekilleri arasındaki ilişkiyi göstererek buldular.

Araştırmaya katılmayan Denver Metropolitan Devlet Üniversitesi’nde biyolojik antropolog olan Todd Yokley, doğal seçilimin sadece bir kuşaktan diğerine geçebilecek özelliklerde etkili olabileceğini söylediği için bu bulgular çok önemli.

Dr. Zaidi burun şeklinin doğal seçilime tabi olması ve iklim ile değişmesinin, iklim adaptasyonunun burun deliğinin genişlemesinde önemli bir rolü olduğunu söyledi. Burun deliği genişliğinin, cilt pigmentasyonu kadar yakından iklim ile ilişkili olmadığını da ekliyor.

Burun şeklinin doğal seçilim ile nesilden nesile geçerken başka faktörlerden de etkilendiğini söylüyor. Örneğin farklı kültürlere göre hangi burun şeklinin daha çekici olduğu değişkenlik gösteriyor.

Dr. Zaidi, insanlardaki genetik çeşitliliğin %15 inden daha azının, farklı kıtalardaki insanların arasındaki farklılıklara atfedilebilir olması da önemli diyor. Cilt rengini, saç dokusunu, burun şeklini etkileyen coğrafi kökenler nedeni ile farklılık gösteren genler aslında istisnadır.

”İnsanlar farklı olduklarından daha çok birbirlerine benzerler. Bu çalışmanın yaptığı da insanlara farklılıklarının nedenlerini göstermekti. Farklılıklarımızın arkasında evrim tarihi var ve bence tür, ırk kavramını açıklığa kavuşturuyor. Belirli özelliklerin çevresel adaptasyonlarının nasıl evrimleştiğini incelemek, bugün hastalık riskini anlamamıza yardımcı olabilir. ABD’de farklı popülasyonlar da solunum yolu hastalıklarının çeşitli riskleri olduğunu biliyoruz. Bunu morofoloji ile açıklayabilir miyiz?” diyor Dr. Zaidi.

Çeviren: Büşra Çelikbaş
Kaynak: nytimes