Tükürükte Hayalet İnsan Türüne Dair İpuçları

Bilim insanları tükürükte hayalet arkaik insan türünün (ghost species) bugün Afrika’daki Sahra Çölü’nün güneyinde yaşayan insanların atalarına genetik olarak katkıda bulunabileceğine dair ipuçları buldular. Bu bulgu, aynı isme sahip olan önemli bir tükürük proteinini kodlayan bir gen olan MUC7’nin evrimsel geçmişini inceleyen Buffalo Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma projesinden geliyor.

Bu araştırma, farklı arkaik insansı türlerin arasındaki cinsel buluşmanın olağandışı olmayabileceğini gösteren kanıtlar sundu.

Geçmiş çalışmalarda, Asya ve Avrupa’daki modern insanların atalarının Neandertaller ve Denisovanlar da dâhil olmak üzere diğer insansı türlerle karıştığı sonucuna varıldı. Bu yeni araştırma eski Afrikalıların diğer erken insansı türler ile karıştığını gösteren yeni genetik analizler içeriyor.

Buffalo Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde biyoloji bilimleri yardımcı doçenti olan Ömer Gökçümen, “Görünen o ki farklı insansılar arası melezlenme istisna değil, normaldir.” diyor ve ekliyor ”Araştırmamız tükürükte bulunan MUC7 adlı önemli müsin proteininin gelişimini izlemektedir. Bu proteini kodlayan genin geçmişine baktığımızda, günümüzde Sahra Çölü’nün güneyinde bulunan topluluklarda arkaik insansılarının imzasını görüyoruz.”

Bu çalışma “Molecular Biology and Evolution” dergisinde 21 Temmuz 2017’de yayımlandı. Ömer Gökçümen ve diş cerrahisi doktoru ve aynı zamanda Buffalo Üniversitesi Dişhekimliği Okulu’nda ağız biyolojisi profesörü olan Stefan Ruhl bu çalışmayı yönettiler.

Tükürükteki Davetkâr İpucu

Bilim insanları MUC7 proteininin amaç ve kökenlerini araştırırken, bu proteinin tükürüğün kıvamını bozduğunu ve mikroplara bağlanarak potansiyel olarak hastalık yapan bakterilerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğunu buldular.

Bu araştırmada ekip 2500’den fazla modern insan genomunda MUC7 genini inceledi. Analizlerde Sahraaltı genom grubunun, diğer modern insanlarda bulunanlardan son derece farklı olduğu sürprizi ile karşılaşıldı. Neandertal ve Denisovan MUC7 genleri, Sahra altı insanlara kıyasla modern insanlara daha yakın olduğundan dolayı Sahraaltı çeşitliliği çok belirgin.

“Analizimize dayanarak, bu aşırı çeşitliliğin en mantıklı açıklaması “arkaik introgresyon”dur (antik insansı hayalet türden genetik materyalin gelmesi).” diyor Gökçümen. Bu bilinmeyen insansı akraba, Homo erectus’un bir alttürü ya da keşfedilen yeni bir insansı türü olabilir. Fosil kaydı olmadığı için bu türe hayalet diyoruz.

Ekip, genlerin evrim sürecinin mutasyona uğrama oranı göze alındığında, Sahra altı MUC7 varyantını taşıyan insanların atalarının, yaklaşık 1,5-2 milyon yıl önce iki tür evrimsel olarak ayrıldıktan sonra, başka bir eski insansı türün yaklaşık 150,000 yıl önce oluştuğunu hesapladılar.

MUC7 Neden Önemli?

Bilim insanları MUC7 proteini ile ilgileniyorlar çünkü önceki çalışmalarda bu proteinin insanlar için önemli bir amacı olduğu ortaya çıktı. Bazı insanlarda, MUC7 proteinini kodlayan genin vücuttaki parçalarını oluşturmak için altı kopyası vardır. Diğer insanlarda bu genin yalnızca beş kopyası vardır (tandem olarak bilinir ve tekrar eder).

Başka araştırmacılar tarafından yapılan önceki çalışmalarda, astıma karşı korunma geninin beş kopyası olduğunu buldular. Fakat Gökçümen ve Ruhl daha ayrıntılı bir analiz yaptıklarında aynı ilişkiyi görmediler.

Ancak yeni çalışma MUC7’nin ağız mikrobiyomunun yapısını, ağız içindeki bakterilerin toplanmasını etkilediği sonucuna vardı. 130 kişiden alınan biyolojik numunelerin analizlerinden gelen kanıt, MUC7 geninin farklı versiyonlarının farklı ağız mikrobiomları ile güçlü bir ilişkisi olduğunu gösterdi.

Ruhl ”Şuana kadar MUC7 geni hakkındaki bilgilerimiz, MUC7 geninin farklı versiyonlarına sahip kişilerin farklı ağız mikrobiomlarına sahip olabileceğini gösteriyor. Bu proteinin tükürüğün mikroplara bağlanma gücünü arttırdığının düşünülmesi, istenmeyen bakterileri veya diğer patojenleri ağızdan temizleyerek hastalığı önlemeye yardımcı olabildiğini gösteriyor.” diyor.

Çeviren: Büşra Çelikbaş
Kaynak: phys