Lucy, belki de dünyanın en ünlü öncül insan fosilidir. Bu antik insanın iskeletine daha dikkatli bakıldığında, kemiklerden birinin bir babuna ait olabileceği ortaya çıktı.

Kasım 1974’te, paleoantropologlar Donald Johanson ve Tom Grey, Etiyopya’da Hadar bölgesindeki bir köyün yakınında çok nadir olabilecek bir keşif yaptılar: 3,2 milyon yıl önceye tarihlenmiş tek bir hominin iskeletine ait düzünelerce fosil kalıntı.

Parçalar bir araya getirildiğinde, iskelet, Australopithecus afarensis türüne dahil edildi. Fakat iskelet, Beatles’ın bir şarkısından esinlenerek, Lucy adıyla tanınmaya başlandı.

40 yıl sonra, dönemine ve bütünlüğüne bakıldığında, Lucy hala çok önemli bir buluntu olarak kaldı. Bize, uzak atalarımızın, büyük beyin evriminden önce iki ayak üzerinde yürüyebilir hale geldiğini gösterdi.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu iskeletin kopyaları (replika) bütün dünyada müzelerde gösterilmektedir. Fakar, New York’taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nden Gary Sawyer ve Mike Smith, New York Üniversitesi’nden Scott Williams ile birlikte Lucy’nin iskeletinin yeni bir yapılandırılması (rekonstrüksiyon) üzerinde çalışırlarken, çok garip bir şey dikkatlerini çekti.

Williams, “Mike, bana bir kalıntıyı (omurga) işaret etti, hiç kimse, ben dahil, daha önce ona dikkat etmemişti, Lucy’nin omurgalarının kalanına uyması için gayet küçük görünüyordu.” demiştir.

Williams, daha önce Marc Meyer’la birlikte, bir başka öncül insan olan Australopithecus sediba’nın bel omurgaları üzerinde çalışmıştı. Bu iki araştırıcı, sözü edilen kalıntı üzerinde çalışmaya karar verdi.

Kısa süre sonra bu kemiğin Lucy’ye ait olmadığı sonucuna vardılar. Williams, “Fazla küçüktü.” demiştir.

Bir olası açıklama, bu omurga kalıntısının, Lucy’nin türüne ait bir ergen bireye ait olabileceğidir. Williams ve Meyer, diğer Australopithecus fosillerinin omurgalarını da dahil ettikleri karşılaştırmalı bir çalışma yaptılar. Kişisel önsezileri sebebiyle, Williams, ayrıca o bölgede 3,2 milyon yıl önce yaşamış olan oklu kirpi ve domuzlar gibi diğer hayvanların da omurgalarını ekledi. Sonuçlar, şaşırtıcı bir şekilde, kalıntıların Australopithecus cinsine ait olmayabileceğini gösterdi.

Williams, “Babunlar, şekil ve boyut olarak eşleşebilir. Bu şekilde gizemi çözdüğümüzü düşünüyoruz. Fosil gelada babun, omurgasının bir şekilde Lucy’nin kalıntılarıyla karışmış olduğu görülüyor.”

Diğer 88 fosil kalıntının Lucy’ye ait olduğu doğrulanmaktadır. Ayrıca, yanlış etiketlenmiş bir babun kemiği de Lucy’nin insan evrimi çizgisindeki önemini de azalmamaktadır.

Bu kemiğin kimsenin dikkatini çekmemesinin basit bir nedeni olabilir.

Kuzey Illinois Üniversitesi’nden Dan Gebo, “Bir çok araştırıcı Lucy’nin iskeleti üzerinde çalışma yapmıştır ama uzuvlarına oranla, sırt kemikleri çok az çalışılmıştır. Parçalı kemikler her zaman problem olmuştur ve çoğumuz aslında omurga konusunda tam olarak uzman değiliz. Böyle küçük bir hatanın yapılmış olması çok olağandışı sayılmaz.” demiştir.

Ayrıca, Michigan Üniversitesi’nden William Sanders, Lucy’nin 1974’te bulunduğu bölgede hiç bir babun iskeletine dair iz olmadığını söylemektedir. “İki farklı hayvanın parçalarının birbirine karıştığını var saymak için bir neden yoktur.” demiştir. Sanders, bu omurga kalıntısının gerçekten bir babuna ait olduğunu kabul etmek için öncelikle analizleri görmesi gerektiğini söylemiştir. “Bu kalıntının, babun olarak tanımlanmasını sağlayacak herhangi bir morfolojik özellik görmüyorum.” demiştir.

“Eğer bu kalıntı gerçekten bir babuna ait olsa bile, Don Johanson ve arkadaşlarının bu ufak ihmalini görmezlikten gelebiliriz.” diye eklemiştir.

Kaynak: http://www.newscientist.com/article/dn27325-baboon-bone-found-in-famous-lucy-skeleton.html