Bilim, Evrim, Antropoloji

Yeni moleküler parmak izi tekniği ile Neanderthal kemiği bulmak.
, / 1146 0 0

Yeni moleküler parmak izi tekniği ile Neanderthal kemiği bulmak.

SHARE
Ana sayfa » İnsan Evrimi » Yeni moleküler parmak izi tekniği ile Neanderthal kemiği bulmak.

 

YENİ MOLEKÜLER PARMAK İZİ TEKNİĞİ 2000 KEMİK PARÇASI ARASINDAN NEANDERTHAL KEMİĞİNİ AYIRABİLİYOR

 

Oxford ve Manchester üniversitelerinden bilim insanları yaklaşık 2000 kemik parçacığı arasından bir Neanderthale ait kemiği tespit edebilmek için yeni bir moleküler parmak izi tekniği kullandı. Bütün kemik parçacıkları Rusyada çok önemli bir arkeolojik alan olan Denisova Mağarasından  mamut, kurt ve ren geyiklerine ait olduğu bulunan kemiklerle beraber çıkarıldı.

Araştırmacılar ilk defa ‘Zooarchaeology by Mass Spectrometry’ (ZooMS) tekniğini kullanarak nesli tükenmiş bir insan türünün izini sürdüler.  Mikroskopik ölçeklerde kemik örneklerinden yaptıkları analizleri, kemikteki kollejen peptit sekanslarının (proteinin aminoasit dizilimi) türleri birbirinden ayırabildiğini gösterdi.Ekibin Scientific Reports dergisinde yayımlanan makaleleri, ZooMS tekniğinin  insan evrimi anlayışımızı iyileştirmede ciddi etkisi olabileceğini iddia ediyor.  Hatta bu metodun modern insan ile en yakın kuzenlerimiz olan Neandertaller arasında meydana gelen türler arası çiftleşmenin miktarını belirleyebileceği öne sürülüyor.

SEKANSLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

Uluslar arası araştırma ekibinin liderliğini Prof. Thomas Higham ve Oxford üniversitesinden öğrencisi Sam Brown yaptı. Ekibin geri kalanı; ZooMS tekniğini geliştirenler, Manchester Üniversitesi’nden  Dr. Micheal Buckley, Max Planck Enstitüsü (Leipzig), Cranfield üniversitesi (İngiltere) ve Arkeoloji ve Etnoğrafya Enstitüsü’nden (Rusya). Kemikteki kollejen peptitlerinin sekansları farklı hayvan türlerinde çok az da olsa farklılık gösterir. Ekip bölgeden getirdikleri hangi hayvan türüne ait olduğu bilinmeyen 2300 kadar kemik parçasından mikroskopik ölçekte örnekler aldı ve kollejen proteinlerinin sekanslamasını yaptı.  Sonra bu sekansları, bilinen bir hayvan türünün kemik kollejenlerinin sekanslarının olduğu database ile karşılaştırdılar.

2.5 cm uzunluğunda bir kemik parçasının insan türünün parmak izerini içerdiğinin keşfi hakkında Sam Brown şöyle dedi, ’’ZooMS sonuçları o kadar kemiğin arasında insan parmak izini gösterdiğinde acayip heyecanlanmıştım. O kadar sıkı çalışmadan sonra şu küçücük kemik parçasının insan geçmişi hakkında bu kadar çok bilgi verdiğini keşfetmek muhteşem birşeydi. Kemik parçası da öyle özel bir parça falan da değildi. Yani kemiği bulduğumuz yerdeki binlerce kemiğin arasında insan kemiği arayan biri tarafından kolayca gözden kaçırılabilirdi’’

NEANDERTHAL KEMİĞİ

Prof. Svante Paabo ‘nun Max Plank Enstitüsü’ndeki grubuyla yaptığı mitoondriyal genom temelli çalışmasında kemiğin bir Neanderthale ait olduğunu buldu. Araştırma sonuçları  bu neanderthalin Altai bölgesindeki Neanderthallerle daha yakından akraba olduğunu, daha batıdaki neanderthallerle daha uzaktan akraba olduğunu ortaya koydu. Bu Neanderthalin kemiği radyokarbon tekniğiyle de tarihlendi ve çıkartıldığı derinlikten de beklendiği gibi 50 000 yıl önce ölmüştü.  Kemiğin asitle muamele edilmesi de kemiğin mağara tortullarına karışmadan hemen önce bir sırtlanın midesinden geçtiğini gösterdi.

KİLİT BÖLGE  

Son 100 000 yıldaki evrimin doğasını anlamak isteyen arkeologlar için Rusya Altai bölgesinde bulunan Denisova Mağarası çok kilit bir yer. Buranın soğuk ikliminden dolayı kemiklerin DNA’sı ve proteinleri genellikle çok iyi korunmuş oluyor, ki bu da genetik çalışmalar için ve radyokarbon tarihleme tekniği için ideal bir şey. 2010 da Paabo ve ekibi bu bölgede state-of-the-art-genetic metodunu kullanarak yeni bir insan türü keşfettiler ve bu türe ‘Denisovans’ dediler. Paabo’nun ekibi Denisovansların Neanderthallerin  ve modern insanın  Avrupa ve Avrasyada peryodik olarak birbirleriyle türler arası çiftleştiğini  gösterdi. Buz devri boyunca mağaraların sırtlan ve kurt gibi etçillerle kullanıldığı dönemler oluyordu ve bu etçiller mağarada bulunan kemikleri küçük küçük parçalıyordu. Bu yüzden çıkarılan kemik parçalarının %95 ini tanımlamak güçtü.

ÇIĞIR AÇAN BULUŞ

Prof. Thomas Higham ZooMS ile ilgili şöyle dedi:  ‘Bu çığır açıcı bir buluştur. Artıkprotein yapısının bozulmadan korunduğu yerlerde arkeolojik kayıtları incelemek için, hatta küçük küçük fosil parçacıklarını bile bulabilmek için ZooMS gibi bioarkeolojıik metodlar kullanıyoruz. Denisovanların Neanderthallerin ve modern insanın yaşadığı palaeolitik dönem araştırmalarında bu ZooMS tekniği çok önemli rol oynayacak.  Çünkü çıkarttığımız kemik parçaları yeterince büyük olursa  aynı kemik parçasından hem tarihleme hemde DNA analizi yapabiliriz. En büyük sorulardan biri de modern insan neanderthallerle karşılaştığı zaman ne oldu? Bu karşılaşmanın tam olarak nerde ve ne zaman olduğunu bilmek istiyoruz. Bu konuda kilit nokta fosillerdir. Ancak modern insan fosilleri arkeolojik kazılarda son derece nadir bulunuyor. Umuyoruz ki bu gibi çalışmalar daha çok insan kemiği kalıntısına ulaşılmasını sağlar’.

Dr. Micheal Buckley de şöyle dedi: ‘ Bu iş gerçekten samanlıkta iğne aramak gibiydi, neyse ki ZooMS tekniği o kadar güçlü ki ihtiyacımız olan tek şey az bir miktar kemik materyaliydi. Laboratuvarımda yrüttüğümüz çalışmalar tekniği daha da iyileştirecek ve materyalleri işlemenin verimini artıracaktır. İlerde insan kalıntısı aramalarını bir çok bölgede genişletmeyi planlıyoruz’

Çevirmen: Demir Yalçın

Kaynak: pasthorizonspr.com

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com